KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2010/6978 E., 2010/14514 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin (g) bendi uyarınca kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal satış değerinin tespiti ve bedelin tespitinde etkisi olan diğer unsurlarda dikkate alınarak ikinci fıkra gereğince her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirlenip dayanakları da gösterilmek suretiyle değerlendirilerek kamulaştırma bedelinin saptanması gerekir.
Bu saptamanın yapılmasında dikkate alınması gereken diğer bir unsur da dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın vergi beyan değerleri arasındaki orandır.
2942 sayılı Yasanın 11.maddesinin (d) bendinde vergi beyanı, kıymet taktirinde göz önünde tutulması gereken esaslar arasında sayılmıştır. Vergi beyanları ve resmi makamlarca yapılan kıymet takdirleri genellikle taşınmazın gerçek değerini tam olarak yansıtmamakta, gerçek değerinden daha düşük değerler belirlenmektedir. Ancak, bu husus dava konusu taşınmaz için olduğu kadar emsal için de geçerlidir ve emsal karşılaştırması yaparken dikkate alınması Yasa gereğidir.
Dosya içerisine gelen belgelere göre bilirkişi kurulunca somut emsal olarak alınan 5. mıntıka 2376 ada 10 parsel numaralı taşınmazın vergi değeri 35 TL/m2 dava konusu taşınmazın ise 8 TL/m² olup, buna göre kamulaştırılan taşınmaz emsal alınan 2376 ada 10 parsel numaralı taşınmazla en fazla aynı değerde olabileceği halde, bilirkişi raporu ve mahkemenin resen yapmış olduğu incelemede bu olgu tersine çevrilerek, dava konusu taşınmazın bu emsalden daha değerli olduğu şeklinde değerlendirme yapan bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2010/6978, K. 2010/14514, 4 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama