KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2010/9334 E., 2010/14163 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, ortak alana el atmanın önlenmesi, eski hale getirme ve fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 250 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekilerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1- Davacı vekilinin temyizi yönünden;
Temyize konu miktar 1.430 TL.sını geçmemektedir.
HUMK.nun 5219 Sayılı Yasa ile değişik 427. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca miktar veya değeri 1.430 TL.yı geçmeyen kararlar kesin olduğundan miktar yönünden temyiz dilekçesinin REDDİNE, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davacı tarafa iadesine,
2- Bir kısım davalılar vekilinin temyizine gelince;
Dava konusu terasa, davacının bağımsız bölümünden başka çıkış yolu bulunmadığından davacı tarafından kullanılmakla birlikte teras, ana taşınmazın ortak yerlerinden olduğundan dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
İcra ve İflas Yasasının 30. maddesinde bir işin yapılmasına (yerine getirilmesine) ilişkin ilamların ne şekilde infaz edileceği açıkça hükme bağlanmış olup; somut olayda mahkemece yapılmasına hükmedilen işlerin davalılar tarafından kendilerine tanınan süre içinde yerine getirilmesine hükmedilmesiyle yetinilmesi gerekirken davalılardan eski hale getirme giderlerinin tahsiline karar verilmek suretiyle infaz aşamasında yapılacak işleri de kapsar biçimde hüküm kurulmuş olması doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının (E) bendinde yer alan
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2010/9334, K. 2010/14163, 1 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama