KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2011/10837 E., 2012/1576 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasa ile değişik 11.maddesinin birinci fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde taşınmaz malın kamulaştırma (değerlendirme) tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle değerinin belirlenebileceği öngörülmektedir. Bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler yönünden sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır.
Ayrıca, Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarında iklim koşulları, arazinin topografik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb.) gözönünde tutulduğunda, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan ülkemizin değişik yörelerindeki (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde kapitalizasyon faiz oranı %5, kuru tarım arazilerinde ise %6 alınmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi kabul edildiği halde münavebeye alınan buğdayın dekar başına verim ve üretim giderinin hesabında sulu tarım arazisindeki veriler alınarak değer belirlenmesi ve buğdayın üretim giderinden 1.50 TL koruma ücreti düşülmesi,
2-Dosyada mevcut il tarım müdürlüğü cetvelinde; nohutun dekar başına verimi 90 kg, üretim gideri 102,04TL, olduğu bildirildiği halde bu verilere uygun düşmeyen şekilde düzenlenmiş bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alınması,
3-Dava konusu taşınmazın değerlendirilmesinde, yerleşim yerlerine ve çevre otoyolu ile sanayi ve endüstriyel gelişim bölgelerine yakınlığı, mücavir alan içinde olması, belediye hizmetlerinden yararlanması gibi nedenlerle %30 objektif değer artışı kabul edilmiş ise de; taşınmazın bulunduğu köyde ve yakın mevkide Daireden daha önce geçen benzer dosyalarda %20 objektif artış uygulandığından ve uygulama da istikrar kazandığından belirtilen nedenlerin taşınmazın değerinde en çok %20 objektif artışa neden olabileceği düşünülmeden %30 oranında objektif artış uygulayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2011/10837, K. 2012/1576, 20 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama