KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2011/12341 E., 2012/1422 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-2942 Sayılı Yasanın 4650 sayılı yasayla değişik 11.maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca arazilerde, taşınmaz malın kamulaştırma (değerlendirme) tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri ve bedelin belirlenmesinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri esas alınarak bilimsel yöntemle kamulaştırma bedeli tespit edilir. Üretim miktarının yükseltilmesi veya erken hasat için uygulanan tarımsal teknik ve modeller, taşınmazın kendine has ayırıcı özelliğiyle birleşmedikçe, bu tarımsal usullerle elde edilen yüksek üretim miktarı ve turfanda fiyatı uygulanarak taşınmazın net geliri ve dolayısıyla değeri yükseltilemez.
Bilirkişi kurullarınca serada domates ve patlıcan yetiştirme yönteminin dava konusu taşınmaza, sahip olduğu özel nitelikler şekliyle uygulandığını belirleyen bir değerlendirme yapılmamıştır. Esasen tarım arazisinde, çevrede ekilmesi mutad olan çeşitli ürünlerin yıllara yayılmış münavebesi sonunda elde edilecek ortalamalara göre değer biçilir. O nedenle dava konusu taşınmazı açık tarım arazisi kabul ederek mutad ürünlere göre değer biçilmesi gerektiği düşünülmeden serada domates ve patlıcan ürünlerinin de net gelirlerinin ortalaması alınmak suretiyle taşınmazın değerinin bulunması,
2- Kamulaştırılan taşınmaz üzerinde bulunan ve kapama bahçe niteliğini vermeyecek sayıdaki limon ağaçları için yaş ve cinsine göre değerlendirme tarihi itibarıyla rayiç değerleri ilçe tarım müdürlüğünden getirtilerek değer belirlenmesi gerekirken, münavebe ürünü gibi değerlendirilmesi,
3-Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, iklim koşulları, arazinin toprak ve topoğrafik yapısı ile bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı v.b.) gözetildiğinde, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörelerdeki sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde, (değeri önemli biçimde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir etkenin bulunması durumu dışında) kapitalizasyon faiz oranı %5 olarak alınmaktadır. Hal böyle iken, birinci bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faizi oranının %5 yerine %4 olarak kabulü,
4-Dava konusu taşınmaz üzerinde davalılara ait seralar bulunduğu kıymet takdir komisyonu raporundan anlaşılmaktadır. Seraların niteliği belirlendikten ve ilçe tarım müdürlüğünden maliyet cetveli getirtildikten sonra yaşları dikkate alınarak yıpranma payı da düşülmek suretiyle seraların değerlerinin belirlenmesi gerekirken, dayanağı gösterilmeden değer biçilmesi,
5-Dava dilekçesinde taşınmazın kamulaştırılan kesiminin tapusunun iptali ile tescili istendiği halde istemin dışına çıkılarak yol olarak terkinine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece bozma nedenleri doğrultusunda hükme esas bilirkişi kurulundan ek rapor alınmalı ve oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2011/12341, K. 2012/1422, 14 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama