KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/1838 E., 2012/2479 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
Bornova Belediye Başkanlığından dosya içerisine getirtilen 27.01.2012 günlü yazıda dava konusu taşınmazın 1/5000 ve 1/25000 ölçekli nazım imar planları içinde kaldığı, 1/5000 ölçekli nazım imar planında ağaçlandırılacak alan lejantına, 1/25000 ölçekli İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı Revizyonu uyarınca yol lejantına isabet ettiği, belediye hizmetlerinden yararlanmadığı bildirilmiştir.
Bakanlar Kurulunun Yargıtay'ca kısmen benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın, arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece meskûn olduğu için veya meskûn hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanazilazson, aydınlatma vd.) yararlanan ve meskûn yerler arasında yer alması gerekir.
Taşınmaz nazım imar planı içinde ise, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 17.04.1998 gün ve 1996/3-1998/1 sayılı kararı uyarınca, bu plan kapsamına alındığı tarih ve plandaki konumu, altyapı hizmetlerinden yararlanma ve ulaşım olanakları belediye merkezine uzaklığı, kullanım biçimi itibariyla iskan amacına yönelik yapılaşma olasılıkları da değerlendirilmek üzere taşınmazın vasfı belirlenir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; nazım imar planı içerisinde bulunmasına karşın plandaki konumu itibariyle dava konusu taşınmazın arazi olarak değerlendirilmesi gerekirken mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek değerlendirme yapılıp buna göre bedel belirlenmiş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/1838, K. 2012/2479, 12 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama