KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/4071 E., 2012/8016 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının annesi olan ... kızı 1929 doğumlu ... ... İle ... kızı 1929 doğumlu ...'ın aynı kişi olduğunun tespiti ile davacının ...'ın oğlu olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...’ın annesi ... ...’ın, 15 yaşında iken ailesi ile birlikte Suriye’ye göç ettiğini, orada ... ... adındaki şahısla evlenip müvekkili ... ile birlikte yedi çocuğunun dünyaya geldiğini, Türk Vatandaşı olmasına ve Türkiye’de ... olarak nüfus kütüğünde kaydı bulunmasına rağmen bu durumunu ve dolayısıyla Türk Vatandaşının çocuğu olduğunu ispat edemediğini ve kendisinden mahkeme kararı istendiği için Türk Vatandaşlığını annesinden dolayı kazanmak amacıyla bu davayı açmak mecburiyetinde kaldığını ileri sürerek Türkiye deki nüfus kütüğünde kaydı bulunan ... ile ... ...’ın aynı kişi olduğunun ve ...’ın bu kişinin çocuğu bulunduğunun tespitini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden davacının annesi olduğu iddia edilen ...’ın Şanlıurfa İli Ceylanpınar İlçesi ...
Köyü Cilt 32, Hane 33’de nüfusa kayıtlı bulunduğu ve ... ile ...’dan dünyaya geldiği, 01.07.1929 günü Viranşehir’de doğup, 06.08.1936 tarihinde tescil edildiği, davacının ise Suriye’den getirtilip tercüme ettirilen nüfus kaydında anne adının ... olarak yazıldığı fakat ...’nın Suriye’de kaydının bulunduğuna dair bir belgenin dosyada mevcut olmadığı, tüm dosya incelendiğinde davacının iddiasının gerçeğe daha yakın bulunduğu anlaşılmaktadır.
Nüfus kayıt düzeltme davaları, diğer bazı davalar gibi kamu düzenine ilişkin davalardır. Hakim tarafların beyanlarına bağlı kalmaksızın gerekli gördüğü tüm delilleri toplayıp inceleyip ve irdeleyerek doğru sicil oluşturmak mecburiyetindedir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/4071, K. 2012/8016, 25 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama