KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/6012 E., 2012/7868 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
598 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
A-Davalı temyizi yönünden;
Mahkeme kararı davalı vekiline 19.07.2011, davacı tarafın temyiz dilekçesi ise 20.07.2011 günü tebliğ edilmiş olup, temyiz harcı 10.08.2011 tarihinde yatırılmıştır. Bu durumda, HUMK nun 432. maddesi hükmünde öngörülen 15 günlük temyiz süresi geçmiş bulunduğundan 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas 1990/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca temyiz isteminin REDDİNE, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı tarafa iadesine,
B-Davacı temyizi yönünden,
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmazın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas alarak düzenleyeceği raporda, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmazın bedelini tespit etmelidir.
Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarında ise, özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça, tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verimine, üretim giderine ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır.
Dairece daha önce incelenen 23.01.2012 gün ve 2011/12068 esas 2012/407 kararında, (Eskişehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.05.2011 tarih ve 2010/672 esas 2011/213 karar sayılı dosyasında) kabul edilip uygun bulunan domates ürününün 2010 yılına ilişkin dekar başına ortalama verimi 4750 kg olduğu halde hükme esas alınan raporda 5800 kg alınmak suretiyle değer belirlenmiş olması,
2-Taşınmazın tarım arazisi niteliğinde kabulü doğru olup, yasa gereği bu taşınmazlara kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değerlendirilir. Kamulaştırma Yasası'nın 11. maddesinin (i) bendi uyarınca, bedelin tespitinde etkisi olacak diğer objektif ölçüler de dikkate alınır.
Doğaldır ki bu objektif ölçülerin neler olduğu taşınmazın niteliği ve değerlendirme esasları gözönünde bulundurulmak suretiyle belirlenir. Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarına göre, tarım arazisinde değer, taşınmazın yıllık tarımsal gelirinin kapitalizasyon faizine oranlanması suretiyle bulunmaktadır.
Kapitalizasyon faizi ise %3-%15 arasında değişmekte olup, bu aynı zamanda arazinin rantı ile satış değeri arasındaki oranı belirlediğinden, uygulanacak kapitalizasyon faiz oranı saptanırken arazinin verimine etkili olan (sulu, taban arazisi, toprağın terkibi, alınacak ürünler) faktörler yanında, satış değerine etkili olabilecek diğer faktörler de (önemli yerleşim birimlerine yakınlığı, tarımsal amaçlı alt yapı olanakları, pazarlama ve ulaşım probleminin olmaması, yerleşim merkezine yakınlığı vs.) dikkate alınır.
Maddenin sözü edilen (i) bendi, bu hususlar dışında olup, arazinin değerine etkili olabilecek objektif ölçülere ilişkindir. Bunlar da, Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarına göre, tarımsal faaliyet ve gerekleri ile ilgili niteliklerdir.
Bu durumda, dava konusu taşınmazda objektif artışa dayalı bir artırım gerekmediği halde, kapitalizasyon faizinin belirlenmesinde değerlendirmeye esas alınan niteliklerin tekrar objektif artış unsurunun belirlenmesinde değerlendirmeye esas alınması,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi gereğince, davacının mahkeme harçlarından muaf olmasına rağmen, kararda maktu ilam ile sorumlu tutulması,
4-Dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile istem gibi Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, davacı adına tesciline karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/6012, K. 2012/7868, 25 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama