KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/8949 E., 2012/10314 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
645 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, ortaklığın giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece kat mülkiyeti kurulmak suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde, 474 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın kat mülkiyeti kurulmak suretiyle giderilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne ve taşınmazdaki ortaklığın kat mülkiyeti kurulması suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasası'nın 10. maddesinin son fıkrası hükmüne göre kat mülkiyetine konu olmaya elverişli bir taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesi davasında, ortak maliklerden birinin yargılamanın herhangi bir aşamasında paylaşmanın kat mülkiyeti kurulması yoluyla yapılmasını istemesi durumunda, hakim, 12. maddedeki belgeleri de tamamlattırıp taşınmaz mülkiyetinin kat mülkiyetine çevrilmesine ve paylar denkleştirilmek suretiyle bağımsız bölümlerin ortaklara ayrı ayrı özgülenmesine karar vermelidir.
Dosyada toplanan belge ve bilgilere göre, dava konusu taşınmazın Kat Mülkiyeti Yasası'nın 50/2. maddesi hükmüne uygun nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
Kat Mülkiyeti Yasası hükümlerine uygun olarak, üzerinde kat mülkiyetine elverişli yapı bulunan ortak taşınmazda kat mülkiyetine geçilebilmesi için, üzerindeki yapının mimari projesine uygun biçimde tamamlanmış ya da projesi olmamakla birlikte fiili durumuna göre çizdirilmiş imara ve fenne uygunluğu ilgili makamca onaylanmış projesinin olması, bağımsız bölümlerinin başlı başına kullanmaya elverişli bulunması (M.1), yapının tümünün kargir olması (M.50/2) ve her paydaşa en az bir bağımsız bölüm düşmesi, ayrıca 12. maddede yazılı belgelerin (belediyeden onaylı proje, yapı kullanma belgesi ve yönetim planı) tamamlattırılması gerekmektedir.
Bu koşulların gerçekleşmesi durumunda anılan Yasanın 10. maddesinin son fıkrası hükmünce taşınmazda kat mülkiyetine geçilebilecek ve açılan davada ortaklığın bu yolda giderilmesine karar verilebilecektir.
Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında, tamamlanmış yapının fiili durumu ile onaylı projesi arasında aykırılıkların bulunması ya da yapının imara uygun ancak projesiz inşa edilmiş olması gibi kat mülkiyeti kurulmasına engel oluşturan eksikliklerin mevcut olduğu durumlarda hemen kat mülkiyeti kurulamayacağı sonucuna varılmayarak, bu eksikliklerin giderilip yasal koşullara uygun hale getirilmesi mümkün ise bunun isteyen tarafa tamamlattırılması yoluna gidilmesi gerektiği kabul edilmektedir.
Yukarıda anlatılan bilgiler ışığında dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde;
1-Mahkemece bilirkişiye çizdirilen anataşınmazın en son durumunu gösteren mimari projenin üzerinde sayı ve onay tarihi bulunmadığından bu projenin belediyece onaylanıp onaylanmadığı tam olarak anlaşılamamaktadır. Bu nedenle bu projenin yeniden belediye başkanlığına gönderilerek onay tarihi ve sayısı da açıkça yazılarak yapıya ve imara uygunluğu onaylattırılıp buna bağlı olarak oturma izin belgesinin de alınmasından sonra kat mülkiyeti kurularak ortaklığın giderilmesine karar verilmek gerekirken üzerinde tarih ve sayısı bulunmayan, belediyenin onay verip vermediği belli olmayan bu projenin önceki diğer projelerle de birlikte değerlendirilerek infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulmuş olması,
2-Kat mülkiyeti kurulabilmesi için dava tarihi itibarıyla her bir paydaşa en az bir bağımsız bölüm düşmesi gerekir. Ancak paydaşlardan bir kısmının kendi paylarına düşecek bağımsız bölüm ya da bölümler üzerinde ortak mülkiyete açıkca razı olmaları hali bunun istisnasıdır. Buna göre paydaşların arasında bu yönde bir rıza veya anlaşma durumu olup olmadığı gerektiğinde paydaşların beyanları da alınmak suretiyle açıklattırılmadan 12 ve 23 nolu bağımsız bölümlerin doğrudan hisseli olarak tahsis edilmiş olması,
3-Mahkemece bilirkişi eliyle birden fazla ve farklı yönetim planları düzenlettirilmiş ise de, kat mülkiyeti kurulurken esas alınması gereken yönetim planının hangisi olduğu kararda açıkça belirtilmeden ve ayrıca yönetim planının paydaşlarca imzalanması için uygun bir süre tanınarak bu süre içinde imzadan kaçınan paydaşın olması halinde son nihai kararda bu yönetim planının imzalanmış sayılmasına hükmedilmek gerekirken bu eksiklik de giderilmeden kat mülkiyeti tesisi suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi,
4-Mahkeme kararının hüküm fıkrasında kat mülkiyeti kurularak ortaklığın giderilmesi ile sırasıyla her bir kat malikine özgülenen bağımsız bölümler, bağımsız bölüm numaraları ve arsa payları, bağımsız bölümün niteliği ve varsa eklentilerinin infazda tereddüt yaratmayacak şekilde açıkça gösterilmesi ve buna göre tapuya tescil kararı verilmesi gerekirken bu hususlar açıklanmadan salt kat mülkiyetinin kurulmasına karar verilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/8949, K. 2012/10314, 1 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama