KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/9687 E., 2012/9511 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde, ..., ... ve ...'ün kardeş olduklarının tespitine karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
1-Davalılardan ... ve ...'a gerekçeli karar ve temyiz dilekçesinin tebliği için çıkarılan tebligatlarda, annesi . ...'a tebliğ edildiği yazılmıştır. Tebligat Yasasının 16. maddesine göre kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa, tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır. Bu Yasa hükmüne göre davalılar ile annesinin aynı konutta oturdukları tebligat mazbatasında yazılmadığı için yapılan tebligatlar geçerli değildir. Bu nedenle adı geçen davalılara gerekçeli kararın yöntemince tebliğ edilerek temyiz süresinin beklenmesinden,
2-Tebligat Kanununun 21. ve Tüzüğün 28. maddesi hükmü uyarınca yapılacak tebliğlerde, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini, anılan Tüzük maddesinde gösterilen bilmesi muhtemel kişilerden soruşturup beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir.
Bu soruşturmada, muhatap ve onun yerine tebliğ yapılabilecek kimseler, o adreste bulundukları halde tebliğin yapılacağı sırada orada mevcut olmadıklarının saptanması durumunda, Tüzüğün 30. maddesine göre tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclis azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim edip, usulünce düzenlenen ihbarnameyi, gösterilen adresteki kapıya yapıştıracak ve durumu muhatabına duyurmasını mümkünse en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da ismini ve imzasını alarak bildirecektir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2012/9687, K. 2012/9511, 17 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama