KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/10207 E., 2013/11373 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğü verilerinin esas alınması gerekmektedir.
Geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen gıda, tarım ve hayvancılık ilçe müdürlüğü cetvelinde; buğday ürününün dekara ortalama verimi 475 kg ve üretim gideri 159,90 TL olarak bildirildiği halde hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda 500 kg ve 161,40 TL alınarak değer tespit edilmesi,
2-Taşınmazın şehir merkezine, kara ve demir yollarına, ürün toplama merkezlerine yakın olması gibi nedenler tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın değerinde en çok %20 oranında objektif artışa neden olabileceği düşünülmeden %40 oranında objektif artış uygulayan bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması,
3-Dava konusu taşınmazın tamamının 8262,17 m² olduğu, bunun 7428,74 m² sinin kamulaştırıldığı ve geriye 833,43 m²lik bir alanın kaldığı ve bilirkişinin kalan alan için %30 değer kaybı verdiği anlaşılmış olup; kalan alanla ilgili değer kaybı hesaplanırken; dava konusu taşınmazın objektif değer artışı yapılarak bulunan m² değeri esas alınması gerekirken, bilirkişinin dava konusu taşınmazın objektif değer artışı yapılmadan bulunan m² değerine göre artan kısmın değerinin hesaplanması,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/10207, K. 2013/11373, 12 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama