KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/10892 E., 2013/11909 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Kamulaştırma Yasasının 15.maddesinin son fıkrasında, bilirkişilerce -aynı Yasanın 11.maddesinin (f) bendi hükmü gözetilerek- yapılacak değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün (12.06.2009 dava tarihi) esas tutulacağı öngörülmüş olup buna göre dava tarihi olan 2009 yılına ait veriler esas alınarak kamulaştırma bedelinin tespiti gerekirken, bilirkişi kurulunca taşınmazın değerlendirilmesinde 2010 yılı verileri esas alınmak suretiyle bedel tespit edilmesi,
2-2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasayla değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca arazilerde, taşınmazın kamulaştırma (değerlendirme) tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri ve bedelin belirlenmesinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri esas alınarak bilimsel yöntemle kamulaştırma bedeli tespit edilir. Üretim miktarının yükseltilmesi veya erken hasat için uygulanan tarımsal teknik ve modeller, taşınmazın kendine has ayırıcı özelliğiyle birleşmedikçe, bu tarımsal usullerle elde edilen yüksek üretim miktarı ve turfanda fiyatı uygulanarak taşınmazın net geliri ve dolayısıyla değeri yükseltilemez.
Bilirkişi kurullarınca dava konusu taşınmazın 1575 m²'sinde serada domates ve salatalık yetiştirme yönteminin dava konusu taşınmaza, sahip olduğu özel nitelikler şekliyle uygulandığını belirleyen bir değerlendirme yapılmamıştır. Esasen tarım arazisinde, çevrede ekilmesi mutad olan çeşitli ürünlerin yıllara yayılmış münavebesi sonunda elde edilecek ortalamalara göre değer biçilir. O nedenle dava konusu taşınmazı açık tarım arazisi kabul ederek mutad ürünlere göre değer biçilmesi gerektiği düşünülmeden 1575 m²'sinin değerlendirilmesinde serada domates ve salatalık ürünlerinin net gelirlerinin ortalaması alınmak suretiyle taşınmazın değerinin bulunması,
3-Ülkemizde zeytin üretiminin en çok yapıldığı Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde dekar başına zeytin veriminin genelde ortalama 400-550 kg civarında olduğu yıllardır Yargıtay'a gelen kamulaştırma bedelininin tespitine ilişkin dava dosyalarından bilinmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda zeytinde verimin 1000 kg üzerinden değerlendirme yapıldığı belirtilmiş ise de ülke genelinde geçerli olan ortalama miktarın dikkate alınması ve böylece en fazla 550 kg verim miktarına göre hesaplama yapılıp bedel tespit edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
4-Dava konusu taşınmazın Kahyalar beldesi sınırları içerisinde, Gazipaşa-Alanya karayoluna yakın olması, anayola, pazarlara, köy yerleşim alanına yakınlığı gibi hususların tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın değerinde en fazla %10 oranında objektif değer artışına neden olabileceği düşünülmeden %20 oranında objektif değer artışı uygulayan bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulmuş olması,
5-Mahkemenin gerekçeli kararının hüküm kısmının 6 nolu bendinde infazda tereddüt yaratacak şekilde davalıların adları açıkça hükümde gösterilerek feragat nedeniyle red kararı verilmesi gerekirken, "diğer davalılar yönünden davadan feragat edildiğinden ayrıca bir karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi,
6-Yargılamada vekille temsil edilen davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/10892, K. 2013/11909, 23 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama