KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/13807 E., 2013/17010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderlerinden kaynaklanan 81.535,11 TL alacağın sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalı vekili Av.... ile davacı vekili Av.... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Türk Silahlı Kuvvetleri emrinde subay olarak görevli iken mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan disiplinsizlik nedeniyle resen ilişiğinin kesildiğini belirterek kalan mecburi hizmet süresinin karşılığı olan 81.535,11 TL eğitim ve öğrenim gideri borcunun sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1-Dava, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'ndan kaynaklanan eğitim ve öğretim alacağının tahsili istemine ilişkin olup, 03.06.2012 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunan 6318 sayılı Askerlik Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 47. maddesiyle 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 112. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca muvazzaf subay ve astsubayların mecburi hizmet süresi 15 yıldan 10 yıla indirilmiştir.
Davalı hakkında verilen karar kesinleşmeden önce yürürlüğe girmiş bulunan ve davalı lehine düzenleme getiren bu değişiklik gereğince değerlendirme yapılmak üzere bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar vermek gerekirken, anılan düzenlemenin geçmişe etkili olmayacağı kanaatiyle hesaplama yapan bilirkişi ek raporuna göre karar verilmiş olması,
2-Dosya içerisinde bulunan yüklenme senetlerinde davalıya yapılan masrafların sarf tarihlerinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacı idareye ödeneceği taahhüt edilmiş, davacı tarafça da davalıya yapılan masrafların sarf tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsili istenilmiştir. Bilirkişi tarafından, davalıya yapılan her bir masrafın sarf tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faizi hesaplanmış olduğuna göre, mahkemece asıl alacak ile birlikte dava tarihine kadar işlemiş faize de hükmedilmesi gerekirken, sadece asıl alacağın dava tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar işleyecek yasal faizine hükmedilmiş olması,
3-Taraflar yararına hükmedilecek vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin dava tarihindeki haklılık miktarlarına göre belirlenmesi açısından 30.04.2012 havale tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamanın esas alınmasında bir isabetsizlik yok ise de; talep edilen asıl alacağın kabul ve reddedilecek miktarları esas alınarak vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin hesaplanması gerekirken, asıl alacak ile dava tarihine kadar işlemiş olan faizin toplamı üzerinden vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin hesaplanarak hüküm altına alınmış olması,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/13807, K. 2013/17010, 3 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama