KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/1460 E., 2013/3766 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, 04.03.2012 tarihli genel kurul toplantısının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı derneğin 04.03.2012 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının kanun ve tüzük hükümlerine aykırı yapıldığını ileri sürerek 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 32/b fıkrası uyarınca iptalini istemiştir. Mahkemece davacı ... Valiliği il Dernekler Müdürlüğünün aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 32.maddesinin (b) fıkrası "genel kurulu süresinde toplantıya çağırmayan, genel kurul toplantılarını kanun veya tüzük hükümlerine aykırı olarak veya dernek merkezinin bulunduğu veya tüzüğünde belirtilen yer dışında yapan dernek yöneticilerine beş yüz Türk Lirası idari para cezası verilir. Mahkemece, kanun ve tüzük hükümlerine aykırı olarak yapılan genel kurul toplantılarının iptaline de karar verilebilir" hükmü yer almamaktadır.
Dernekler Kanunu'nun 33. maddesinde bu Kanunda yazılı olan idari yaptırımlara karar vermeye mahalli mülki amirin yetkili olduğu belirtildiğine göre, idari yaptırımları uygulamaya yetkili mahalli mülki amirin genel kurulun iptalini de isteyebileceği kuşkusuzdur. Aksi takdirde, Kanunun 32/b maddesi hükmünün uygulanma olanağı bulunmayacaktır.
Kaldı ki Türk Medeni Kanunu'nun 83. maddesinde yer alan düzenleme üyelere tanınmış bir hak iken, Türk Medeni Kanunu'ndan sonra yürürlüğe giren ve daha özel nitelik arz eden 5253 sayılı Dernekler Kanunu mülki idare amirine kanuna ve tüzüğe aykırı yapılan genel kurul toplantılarının iptalini mahkemeden isteme olanağı getirmiştir. Mahkemece işin esasına girilerek sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/1460, K. 2013/3766, 12 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama