İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /18. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 18. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2013/17067 K.2014/564

TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 282

Esas2013/17067Karar2014/564Tarih16 Ocak 2014Okuma5 dk · 1.068 kelime

KÜNYE

18. Hukuk Dairesi 2013/17067 E., 2014/564 K.·Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Soy Bağının Reddi Görevli Mahkeme

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Ocak 2014
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.068 kelime·5 dk okuma

TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 282

TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 36

TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 39

TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 285

TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 286

TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 291

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN (4787) Madde 4

NÜFUS HİZMETLERİ KANUNU (5490) Madde 35

NÜFUS HİZMETLERİ KANUNU (5490) Madde 36

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 33

"İçtihat Metni"Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin ihbarı üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı 04.10.2012 tarihli davanamesinde; davalılardan R... D...'in, E.. S.. isimli şahıstan evlilik dışı doğmuş olan 01/10/2000 doğumlu çocuğu TC No ile Ö...S... ismi ile, diğer davalı M.. B..'ün ölmüş olan Y... B... ile evliliğinden olma 01/10/2000 doğumlu çocuğu [TCKN] TC No ile M... S... ismi ile, davalılar A... ve E..

S..'nun evliliklerinden olma ikiz çocukları olarak evlilik hanelerinde nüfusa kaydettirdikleri, haklarında nesep değiştirmek ve memura yalan beyanda bulunmak, suçlarından dolayı İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/58 esas ve 2005/357 karar sayılı mahkeme kararı ile mahkum oldukları, Ö... ve M... S...'nun davalılar A... ve E.. S..'nun Konya İli K... İlçesi H.. Y... M... Mahallesi cilt:36 hane:123 deki kayıtlarının iptali ile, Ö... S...'nun davalılar R.. S.. (Demir) ve E..

S..'nun evlilik hanelerine, M... S...'nun davalı M.. B.. ile 14/10/2010 tarihinde ölmüş olan eşi Y... B...'ün evlilik hanelerine tesciline karar verilmesi istenmiş, mahkemece istemin soybağını ilgilendirdiği değerlendirilerek aile mahkemesinde görülmesi gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 33. maddesi uyarınca olayları açıklamak taraflara hukuki niteleme hakime aittir. Davada öncelikle çözümlenmesi gereken husus; davanın soybağı ya da nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davası olup olmadığı meselesidir. Bilindiği üzere nesep, birbirinin soyundan gelen kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder.

Bu kavram içerisinde kan bağının yanında hukuki münasebetin de bulunması, diğer bir ifadeyle kan bağının hukuk düzeninin aradığı koşullar içerisinde oluşması zorunludur. Türk Medeni Kanunu'nun 282. maddesi uyarınca ''Çocuk ile ana arasında soybağı doğumla kurulur. Çocuk ile baba arasında soybağı, ana ile evlilik, tanıma veya hakim hükmüyle kurulur.

Soybağı ayrıca evlat edinme yoluyla da kurulur.'' Ayrıca kısaca af kanunları olarak nitelendirilen “Bir evlenme aktine dayanmayan birleşmelerden doğan çocukların neseplerinin düzeltilmesine” ilişkin kanunlara göre de soybağı düzeltilebilir. (HGK 30.01.2008 gün 2008/2-36-47 sayılı kararından) Çocuk ile ana arasında soybağı, doğumla kendiliğinden kurulur.

Çocuk ile annesi arasındaki soybağının tesisi için, hükme gerek bulunmadığından, çocuğun annesi ile soybağı ilişkisinin kurulması değil, çocuğu doğuran kadının kim olduğunun tespiti dava konusu edilebilir.

Öte yandan Türk Medeni Kanunu'nun 36/1. maddesine göre kişisel durum, bu amaçla tutulan resmi sicille belirlenir. Aynı Kanunun 39. ve Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 35/1. maddesi uyarınca ''Kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir.''

Kişisel durumlardaki değişikliklerin nüfus kaydında belirtilmesi ve doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi ile “nüfus kayıtlarının düzeltilmesi” anlaşılır (Ergun Özsunay, Gerçek Kişilerin Hukuki Durumu, İstanbul 1982, s:243). “Kayıt düzeltilmesi”, aile kütüğüne düşürülmüş nüfus kaydının bir kısmının “düzeltilmesi” veya “değiştirilmesi”dir. Nüfus kütüklerindeki “doğru olmayan kayıtların” düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur.

İşte bu noktada, nüfus kütüğünde yer alan “doğru olmayan kayıtlar”, ilgilileri veya Cumhuriyet Savcısı tarafından açılacak olan “kayıt düzeltme davası” ile gerçek durumuna uygun hale getirilebilir ki, bu dava uygulamada “nüfus kaydının düzeltilmesi davası” olarak adlandırılmaktadır. Önemle vurgulanmalıdır ki; zamanaşımı ve hak düşürücü süreye bağlı olmayan nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davalarda, her türlü kanıta başvurulabilir (YHGK, 11.02.1998, 2-87/77).

Şu durumda; nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davada resmi kayıt ve belgelere başvurulabileceği gibi, tanık da dinlenebilecektir (Özsunay, age. S:244. Bilge Öztan, Şahsın Hukuku Hakiki Şahıslar, Ankara 1997, s:210). Görüldüğü üzere; nesebin reddi davası ile kayıt düzeltme davası, sonuçları (hane dışına çıkarmak) bakımından benzerlik göstermekte ise de, içerik ve yargılama kuralları açısından kendi özel hükümlerine bağlıdır.

Nesebin reddinde, kişisel duruma ilişkin nüfus kaydında yer alan bilgi “doğru” olarak doğmuş ve kütüğe tescil edilmiştir. Ancak bu doğru daha sonra “nesebin reddi davası” ile teknik anlamda bir yanlışlığa dönüştürülmüştür. Nüfus kadının düzeltilmesi davasında ise, nüfus kaydının “gerçek durumu” yansıtmadığı, baştan yanlış olarak kütüğe geçirildiğinden söz edilmesi gereklidir. (HGK 30.01.2008 gün 2008/2-36-47 sayılı kararından)

Somut olayda; davalılar A... ve E.. S..'nun 22.10.2003 tarihinde evlendikleri ve davalı A...'ın hem İsveç hem de Türkiye Devleti pasaportu taşıdığı, davalı A...'ın ağabeyi E.. S.. ile onun gayriresmi eşi olan R... D...'in (18.07.2012 tarihinde evlenmişler) çocukları Ö... ile yine davalı A...'ın ablası M..

B..'ün ölmüş olan eşi Y...B... ile evliliğinden olma M.... adlı çocuğu 01.10.2000 tarihinde ikiz doğmuş ve kendi çocukları gibi nüfusa kaydettirdikleri, bu eylemleri sebebiyle nesep değiştirmek ve memura yalan beyanda bulunmak suçlardan dolayı İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/58 esas ve 2005/357 karar sayılı mahkeme kararı ile mahkum oldukları anlaşılmaktadır.

Davanamenin kabulü halinde, yukarıda da açıklandığı gibi; çocukların kayden baba ve annesi görünen A... ve E...yönünden nüfus kaydının “gerçek durumu” yansıtmadığı, baştan yanlış olarak kütüğe geçirildiğinden ve tarafların bundan haberdar olduklarından söz edilmesi gereklidir. Bu yönlerden dava soybağı davası değil, nüfus kaydının düzeltilmesi davasıdır. Anne olduğu iddia edilen R...ve M... yönünden soybağının olamayacağı tartışmasızdır. Baba olduğu iddia edilen E... yönünden.

R...'ın Ö...'ın annesi olduğunun tespiti halinde adı geçenler yönünden soybağı hakim hükmüyle değil Türk Medeni Kanunu'nun 282. maddesi uyarınca evlilik ile kurulmuş olacaktır. Yine baba olduğu iddia edilen Y... yönünden M...'in M...' annesi olduğunun tespiti halinde adı geçenler evli olduğuna göre ''evlilik içi doğum'' olacağından Türk Medeni Kanunu'nun 285/1. maddesindeki babalık karinesi geçerli olacaktır.

Bu karine uyarınca ''koca'' yasa gereği ''baba'' olacağından ayrıca koca yönünden soybağı incelenemeyecektir. Bu halde aynı yasanın 286 ve 291. maddeleri uyarınca koca, çocuk veya koşulların gerçekleşmesi halinde diğer ilgililerin soybağının reddi davası açmaları gerekir.

Davanamedeki iddialarının kabulü halinde baba olduğu iddia edilen E... ile Y...' yönünden soybağı ilişkisi R... ve M...in anne olduklarının tespiti halinde yasa gereği kendiliğinden gerçekleştiğinden bu halde de soybağı davasından sözedilemez. Açıklanan nedenlerle davada görevli mahkeme 4787 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince aile mahkemesi olmayıp 5490 sayılı Yasanın 36. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesidir.

Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir.

SONUÇ / HÜKÜM

Mahkemece; işin esasının incelenmesi, davanın kabulü halinde hakları etkilenecek muhtemel mirasçılarının davaya katılımı sağlanması, delillerin toplanması, DNA incelemesi de yapıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 16.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/17067, K. 2014/564, 16 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
18. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/17067
Karar No
2014/564
Tarih
16 Ocak 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/17068 K.2014/202
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2013/17068 K.2014/566
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/17068 K.2014/1978
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/17069 K.2014/240
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2013/17069 K.2014/243
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2013/17069 K.2014/455

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.