KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/18378 E., 2014/3622 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescil davasının bu niteliğine göre vekille temsil edilen davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı lehine avukatlık ücreti verilmemesi,
2-Anayasa Mahkemesi 1. Bölümünün 19.12.2013 tarih ve 2013/817 sayılı kararında, kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davada uzun süren bir yargılama sonunda, dava tarihi itibarıyla belirlenen bedele hükmedilmesinin Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiği kabul edilerek mal sahibine tazminat ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yasa koyucu da, bu hak ihlalini dikkate alarak, 6459 sayılı Kanunun 6. maddesiyle 2942 sayılı Kanunun 10. maddesine eklenen fıkrada (yürürlük tarihi 30.04.2013) kamulaştırma bedelinin tescili için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılmaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren faiz uygulanmasına ilişkin düzenleme getirmiştir.
Her ne kadar, getirilen bu faiz hükmü maddi hukuka ilişkin olup, aynı yasanın 29. maddesi gereğince yayımı tarihinden sonra açılacak davalara uygulanması gerekir ise de; 30.04.2013 tarihinden sonra açılacak davalar için yapılan bu düzenleme ile Anayasa Mahkemesi'nin makul süreyi aşan yargılamanın hak ihlali oluşturduğuna ilişkin kararı birlikte değerlendirildiğinde, 30.04.2013 tarihinden önce açılmış ve henüz kesinleşmemiş kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davalarında öngörülen dört aylık yargılama süresinin makul süre kabul edilerek, hakkaniyet gereğince taşınmaz malikinin zararının giderilmesi amacıyla dava
tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği tarihten, karar tarihine kadar tespit edilen kamulaştırma bedeline faiz uygulanması gerektiğinden ve bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan davalı vekilince dosyaya yalnız vekaletname sunulmuş olup,
duruşmalara katılmaması ve herhangi bir yazılı beyanda bulunmaması nedeniyle davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına” ibaresi hükümden çıkartılarak yerine “Davalı duruşmada kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.320,00 TL vekalet ücretininin davacı idareden alınarak davalıya verilmesine" ibaresinin yazılması ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin ikinci cümlesinde yer alan "TESPİTİNE" kelimesinden sonra gelmek üzere "Davalı lehine 6.358,99 TL kamulaştırma bedelinden acele el koyma dosyasında ödenen 2.773.80 TL mahsup
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/18378, K. 2014/3622, 3 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama