KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/3992 E., 2013/5537 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, vasinin değiştirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı anne dava dilekçesinde; 1979 doğumlu ...'ın Türk Medeni Kanununun 405. maddesine göre kısıtlanarak babası ...'in vasi atandığını, vasinin görevini yapmadığını belirterek görevden alınmasını ve kendisinin vasi olarak atanmasını istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 33. maddesi uyarınca olayları açıklamak taraflara hukuki niteleme hakime aittir. Öte yandan Türk Medeni Kanununun 335. maddesine göre; ergin olmayan çocuk ana ve babasının velayeti altındadır. Yasal sebep olmadıkça velayet ana ve babadan alınamaz. Hakim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanan ergin çocuklar da ana ve babanın velayeti altında kalırlar. Aynı Kanunun 419/son maddesinde ise kısıtlanan ergin çocukların kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakılacağı hükme bağlanmıştır. Kısıtlama dosyası kapsamına göre ... kısıtlanıp babası ...'in velayeti altında bırakılmıştır.
Açıklanan Yasa hükümlerine göre, kısıtlanıp velayet altında bırakılmasına karar verilen çocuklar hakkındaki uyuşmazlıklarda "velayet" hükümleri uygulanır. Bu hükümleri uygulayacak görevli mahkeme ise 4787 Sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince aile mahkemesidir. Dava dilekçesi kapsamından; davanın, velayetin kaldırılması ve davacının vasi olarak atanması istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece; velayetin kaldırılması istemi yönünden davanın ayrılarak görevsizlik kararı verilmesi, vasi atanması istemi yönünden ise velayetin kaldırılması davasının bekletici sorun yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/3992, K. 2013/5537, 4 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama