KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/8024 E., 2013/9410 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mah. Sıfatıyla
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, evlat edinme kararı verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Denizli ... tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacılar, bakım sözleşmesi ile kurumdan aldıkları 25.10.2010 doğumlu...'i evlat edinmelerine karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Dosyadaki bilgi ve belgelerden; küçüğün evlilik dışı doğduğu, babası ile hukuken soybağı ilişkisinin kurulmadığı babasının bilinemediği, davada kendisine vasi atanmak suretiyle temsil edildiği anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 309/1. maddesi uyarınca “Evlat edinme, küçüğün ana ve babasının rızasını gerektirir.” Ana ve babanın rızası olmadan dava kabul edilemez.
Bu kuralın istisnası; aynı Yasanın 311. ve 312. maddelerinde düzenlenmiş olup ana ve babanın rızasının aranmaması hakkında mahkeme kararının bulunmasıdır. Bu halde ana ve babanın rızası aranmayacak ya da rızalarının olmaması sonuca etkili olmayacaktır. Babanın hukuken belli olmaması bu yasal zorunluluğu ortadan kaldırmaz. Bu husus aynı Yasanın 311/1. maddesine göre rızanın aranmaması sebebidir.
Öte yandan Türk Medeni Kanunu'nun 337. maddesi uyarınca velayet anneye ait olup 342. maddeye göre anne, çocuğun yasal temsilcisidir. Mahkemece, açıklanan yasa hükümleri gözetilerek baba hakkında rızanın aranmaması kararı verilmeli, çocuğun yasal temsilcisi olan annenin davada yer alması sağlanıp rızasının alınması, rızasının olmaması halinde ise yasal koşullar gerçekleştiği takdirde rızasının aranmaması hakkında karar verildikten sonra hüküm kurulması gerekir.
HUMK nun 439/2. maddesi uyarınca açıklanan hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/8024, K. 2013/9410, 30 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama