KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/9038 E., 2013/12831 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması taraf vekillerince yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davacı vekilleri Av.... ve Av.... ile davalılar vekili Av.... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma ile alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; 1-Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde taşınmaz malın kamulaştırma (dava) tarihindeki mevki ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler yönünden sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır.
Mahallinde yapılan keşifler sonucu alınan bilirkişi raporlarında; dava konusu taşınmazın fiilen sulanıp sulanmadığı, sulanıyor ise kaynağı, suyun kendi doğal akışı ile mi taşınmaza ulaştığı, dereden sulanıyorsa bu suyun taşınmazın tamamının sulanmasında her mevsim için yeterli olup olmadığı, ayrıca dereden sulanamadığı zamanlarda taşınmazın ne şekilde sulandığı,
yapılan sulamanın başkasının taşınmazındaki bir kuyudan yapılıyor olması durumunda bu sulamanın daimi ve geçerli kabul edilebilmesi için kaynak üzerinde dava konusu taşınmaz lehine bir mükellefiyet kurulmuş olması gerektiğinden bu hususun varlığı ve suyun yeterliliği vb. gibi hususlar tam olarak araştırılmadan, birinci bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın motopomp vasıtasıyla sulandığı gerekçesiyle kapitalizasyon faizi %5 uygulanmak suretiyle sulu tarım arazisi veri cetveli ve ürün münavebesi uygulanmak suretiyle hesaplama yapılmış,
ikinci bilirkişi kurulu raporunda ise taşınmazın sulama imkanının olmadığı belirtilerek kuru arazide yetişen münavebe ürünleri kullanılmak ve kapitalizasyon faizi %6 uygulanmak suretiyle değer biçilmiştir.
Mahkemece çelişkili şekilde düzenlenen bu raporlara dayalı olarak hüküm kurulmuş olması,
2-Kabule göre de; hükme ve değerlendirmeye esas alınan ikinci bilirkişi kurulunun raporunda taşınmazın değeri 3,32 TL/m² bulunmuşken kamulaştırılan alandan geriye kalan 1.570,17 m²'lik bölümün değer kaybı hesabında taşınmazın değeri 4,29 TL/m² alınmak suretiyle fazlaya hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Buna göre raporlar arasındaki sulama durumuna ilişkin çelişki, her iki bilirkişi kurulu tarafından yukarıda belirtilen esaslara göre denetime elverişli biçimde ek raporla giderilerek dava konusu taşınmazın kuru ya da sulu tarım arazisi niteliğinde olduğu kesin olarak belirlendikten sonra belirlenen bu niteliğine uygun kapitalizasyon faizi, münavebe ve verilere göre değer belirlemek suretiyle ve diğer bozma nedeni de gözetilerek bir karar verilmelidir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/9038, K. 2013/12831, 3 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama