KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/9924 E., 2013/15140 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
744 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın ... ve Hatice yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ..., Ayşegül Ceylan ve ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
1-Bilirkişi kurulunca somut emsal olarak incelenen Hayyullah Mahallesi 256 ada 20 parsel sayılı taşınmazın ve dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi olan 2012 yılındaki emlak vergisine esas asgari m² değerlerinin (belediyenin cadde, sokak itibariyle belirlediği m² değeri) belediye başkanlığından sorularak alınacak müzekkere cevaplarının dosyaya konulmasından,
2-Bilirkişi kurulunca somut emsal olarak incelenen Hayyullah Mahallesi 256 ada 20 parsel sayılı taşınmazın değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibariyle ve dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi olan 27.02.2012 itibariyle imar düzenlemesi sonucu oluşmuş imar parseli olup olmadıkları, imar parseli iseler düzenleme ortaklık payının düşülüp düşülmediğinin, düşülmüşse ne oranda düşüldüğünün belediye başkanlığı imar ve tapu müdürlüklerinden sorularak alınacak cevap yazılarının dosyaya konulmasından,
3-Bilirkişi kurulunca somut emsal olarak incelenen Hayyullah Mahallesi 256 ada 20 parsel sayılı taşınmazın 19.04.2010 tarihli satışına esas alıcısını, satıcısını ve satış bedelini gösterir resmi satış akit tablolarının tapu müdürlüğünden istenmesinden,
4-Davalılar ... ve ...'ye gerekçeli karar ve temyiz dilekçesi tebliği Tebligat Yasası'nın 21. maddesi hükmüne aykırı olarak komşunun imzası alınmadan tebliğ olunduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle adı geçen davalılara 7201 Sayılı Tebligat Yasası ile Yönetmelikte öngörülen yöntemlere uygun olarak ve 7201 Sayılı Tebligat Yasası'nın 19.01.2011 günü yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik hükümleri de gözetilerek gerekçeli kararın ve temyiz dilekçesinin tebliği sağlanıp temyiz ve cevap sürelerinin beklenmesinden,
5-Davalı ...'a tebliğe çıkarılan gerekçeli karar ve temyiz dilekçesi tebligat mazbatasına "kuzeni ..." yazılarak; ...'ye tebliğe çıkarılan gerekçeli karar ve temyiz dilekçesi tebligat mazbatasına "kızı ..." yazılarak; ...'a tebliğe çıkarılan gerekçeli karar ve temyiz dilekçesi tebligat mazbatasına "kuzeni ..." yazılarak tebliğ edilmiştir.
Tebligat Yasası'nın 16. maddesine göre kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan ehil ve reşit kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır. Bu yasa hükmüne göre adı geçen kişinin tebligatı almaya ehil ve reşit olup olmadığı tebligat mazbatasında yazılmadığı için
yapılan tebligat geçerli değildir. Bu nedenle yukarıda adı geçen davalılara gerekçeli karar ve temyiz dilekçesi yöntemince tebliğ edilerek temyiz ve cevap sürelerinin beklenmesinden,
6-Davalı ...'ye hükmün Tebligat Kanununun 21. maddesi gereğince tebliğ edildiği bildirilmiş ise de, tebligat mazbatasındaki adresin “adres kayıt sistemi”nde gösterilen adres ile aynı olup olmadığı belirtilmemiştir. Bu durumda tebliğ işleminin Tebligat Kanununun değişik 21/2. maddesinde belirtilen usule uygun olduğu düşünülemez. Öte yandan muhatabın adreste bulunmama sebebine ilişkin bir kayıt da bulunmadığından Tebligat Kanununun 21/1. maddesinde belirtilen usule de uyulmamıştır. Bu nedenle yapılan tebligat usulsüz olup mahkemece hükmün adı geçen davalıya yöntemine uygun tebliği ile temyiz süresinin beklenmesinden,
7-Davalılardan ... ve ...'a hükmün ve temyiz dilekçesinin Tebligat Kanununun 21. maddesi gereğince tebliğ edildiği bildirilmiş ise de, tebligat mazbatasındaki adresin “adres kayıt sistemi”nde gösterilen adres ile aynı olup olmadığı belirtilmemiştir. Bu durumda tebliğ işleminin Tebligat Kanununun değişik 21/2. maddesinde belirtilen usule uygun olduğu düşünülemez. Öte yandan muhatabın adreste bulunmama sebebine ilişkin bir kayıt da bulunmadığından Tebligat Kanununun 21/1. maddesinde belirtilen usule de uyulmamıştır. Bu nedenle yapılan tebligat usulsüz olup mahkemece hükmün ve temyiz dilekçesinin adı geçen davalılara yöntemine uygun tebliği ile temyiz ve cevap sürelerinin beklenmesinden,
8-Tebligat Kanununun 35/2. maddesi “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” hükümlerini içermektedir. Açıklanan yasa hükmüne göre, adres kayıt sisteminde adresleri tespit edilebilen taraflara Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yapılması yerinde değildir.
Gerekçeli karar ve temyiz dilekçesi davalı ... Gökçen'e Tebligat Yasasının 35. maddesine göre tebliğ edilmiş olup, tebligat 6099 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra yapılmış olması nedeni ile usulsüzdür. Gerekçeli kararın ve temyiz dilekçesinin adı geçen davalının, kimlik bilgilerine göre adres kayıt sistemindeki son adresi tespit edilerek, tespit edilen adresine tebliğ edilmesi ile temyiz ve cevap sürelerinin beklenilmesinden,
9-Temyiz dilekçesinin davalı ...'ye tebliğ edildiğine dair bir belge veya kayda dosyada rastlanılamamıştır. Adı geçen davalıya, temyiz dilekçesi tebliğ edilmiş ise belgesinin dosyasına konulması veya kayıtlara dayanılarak tarihinin bildirilmesi, edilmemiş ise bu noksanlığın giderilmesi ile cevap süresinin beklenmesinden,
10-26.02.2013 tarihli tavzih kararı tebliğinin davalılara ve davacı ... vekiline tebliğ edildiğine dair bir belge veya kayda dosyada rastlanılamamıştır. Davalılara ve davacı ... vekiline tavzih kararı tebliğ edilmiş ise belgesinin dosyasına konulması veya kayıtlara dayanılarak tarihinin bildirilmesi, edilmemiş ise bu noksanlığın giderilmesi ile cevap süresinin beklenmesinden,
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/9924, K. 2013/15140, 11 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama