KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2014/12355 E., 2015/819 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2015
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
...Nüfus Müdürlüğü'nce küçük ...'ın Türk Medeni Kanunu'nun 404.maddesi uyarınca vesayet altına alınmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
...'nün 28.01.2014 havale tarihli yazısı ile... isimli küçüğe TMK.nun 404. maddesi uyarınca vasi atanması istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 404/1. madde ve fıkrasında "Velâyet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır.", 337. maddesinde "Ana ve baba evli değilse velâyet anaya aittir. Ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velâyet kendisinden alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre, vasi atar veya velâyeti babaya verir.", 11. maddesinde "Erginlik onsekiz yaşın doldurulmasıyla başlar. Evlenme kişiyi ergin kılar." hükümleri yer almaktadır.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; kısıtlı adayı ...'ın...ile ...'ın evlilik dışı birlikteliklerinden 24.12.2013 tarihinde dünyaya geldiği, anne...'nin dava tarihi itibariyle 18 yaşını doldurmamış olması nedeniyle küçük...'a vasi atanması istendiği, mahkemece 28.02.2014 tarihinde küçük ...'a dedesi ...'ın vasi olarak atandığı, anne ... ile ...'ın ise 28.02.2014 tarihinde evlendikleri, anne ve baba tarafından nüfusa bildirim ile çocuk ile ... arasında sonradan evlenme ile soybağının kurulduğu ve çocuğun baba ...'ın hanesine kaydının yapıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler dikkate alındığında somut olayda küçük ...'ın annesi ...'nin ...ile evlendiği ve evlenme ile ergin olduğu, küçüğün baba ... ile de soybağının kurulduğu gözetilerek inceleme tarihi itibariyle küçüğün anne ve babasının velayeti altında bulunduğu, velayet kaldırılmadıkça bir kimseye vasi atanamayacağından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2014/12355, K. 2015/819, 20 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama