KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2014/17636 E., 2015/8304 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, 19.12.2010 tarihli kat malikleri kurul toplantısının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili, toplantı için usulüne uygun çağrı yapılmadığını, alınan kararların yasaya aykırı olduğunu, bazı kararlar için oybirliği gerektiğini ileri sürerek, 19.12.2010 günlü kat malikleri kurulu kararının iptaline, karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 5711 Sayılı Yasayla değişik 33. maddesinde, kat malikleri kurulu kararları aleyhine kurul toplantısına katılıp aykırı oy kullanan her kat malikinin karar tarihinden başlayarak bir ay, toplantıya katılmayan her kat malikinin kararı öğrenme tarihinden başlayarak bir ay ve her halde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde anataşınmazın bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinde iptal davası açabileceği, kat malikleri kurulu kararlarının yok hükmünde veya mutlak butlanla hükümsüz sayılması halinde süre koşulu aranmayacağı.
19. maddesinde ise, kat maliklerinden birinin, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anataşınmazın ortak yerlerinde inşaat, onarım vb. tesisler yaptıramayacağı hükme bağlanmıştır.
Dava konusu edilen 19.12.2010 tarihli toplantıda alınan 5. maddesi dışındaki kararların iptali istemi süreye tabi olup, davacının toplantıya katılmadığı, alınan kararların davacıya daha önce tebliğ edildiğine ilişkin bir belge veya bilginin dosyada bulunmadığı, 5. madde de yer alan "çatının yükseltilerek daima akmasının önüne geçilecektir" şeklindeki kararın Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesi kapsamında alınmış bir karar olduğu ve bu kararın iptali isteminde süre koşulunun aranmayacağı, diğer kararlar yönünden ise davacının kararı öğrenmesinden başlayarak altı aylık süre içerisinde dava açabileceği gözetilerek,
işin esasına girilip oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile davanın bir aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2014/17636, K. 2015/8304, 14 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama