KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2014/19741 E., 2015/8097 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, babalığın tespiti ve nafaka istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 301. maddesinde; ''Çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilirler. Dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır. Babalık davası, Cumhuriyet Savcısına ve Hazineye; dava ana tarafından açılmışsa kayyıma; kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar edilir.'' hükmü yer almaktadır.
Aynı yasanın 426. maddesinde ise “Vesayet makamı, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya resen temsil kayyımı atar: Ergin bir kişi, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi görebilecek veya bir temsilci atayabilecek durumda değilse, Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa, Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa.“ hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, davacı anne tarafından açılan davada küçük ....’in gerçek babasının davalı ... olduğunun tespiti istendiği ve davanın küçüğe kayyım tayin ettirilmeden ve Cumhuriyet savcısı ve hazineye ihbarı sağlanmadan karara bağlandığı anlaşılmaktadır. Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler dikkate alındığında mahkemece küçüğe kayyım tayin ettirilip davanın kayyıma yöneltilmesi, gösterdiği takdirde delillerinin toplanması ve davanın Cumhuriyet savcısı ve hazineye ihbarının sağlanmasından sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik hasımla yargılama yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
Kolluk tarafından yapılan araştırmada mahkemece bildirilen adreste bulunamadığı tespit edilen davalının, sosyal ve ekonomik durumu hakkında taraf beyanları dışında bir delil dosya içerisinde bulunmamaktadır. Bu nedenle davalının sosyal ve ekonomik durumunun kendisinden sorulması, kolluk, tapu, sgk gibi kurumlardan usulüne uygun sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılması sonucuna göre nafaka miktarı hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2014/19741, K. 2015/8097, 12 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama