KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2015/10380 E., 2015/13934 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, ...'ın çocuksuz olarak ve evlat edinmeden öldüğünün ve davalı ...'in.....'ın evlatlığı olduğunun tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların murisi ...'ın çocuksuz olarak öldüğünü, evlat edinmemiş olduğunun tespitini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, davacı ...'ın halası ...'ın ... ile evli iken eşinin 1984 yılında ölümünden sonra 2007 yılında vefat ettiği, ...'ın bu evlilik birliğine doğum vukuat defterine göre evlilik içi doğum olarak tescil edildiği anlaşılmıştır. Diğer yandan Asilye Hukuk Mahkemesi'nin 1958/514-902 sayılı kararı ile ...'ın, eşi ...'ın muvafakatı ile ... adlı çocuğu evlat edinmesine izin verilmiş, bu izin üzerine ...
Noterliğinin 17.12.1959 gün 4094 sayılı evlatlık sözleşmesi yapılmıştır. Bu evlatlık sözleşmesine rağmen nüfus kayıtlarına beyana dayalı olarak ... adı ile tescil edilmiştir. Davacıların iddiası da bu noktada, .... tarafından evlatlık alınmayan ....'in, .... hanesine de evlatlığı olarak tescil edildiğidir. Bu niteliği itibarı ile dava evlatlığın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Görevin Belirlenmesi ve Niteliği başlıklı 1. maddesinde mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu husus mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir.
Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 305 ve devamı maddelerinde düzenlenen evlatlık ilişkisinin kaldırılması istemine ilişkin olup 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK m.118-395) kaynaklanan bütün davalarda aile mahkemesinin görevli olduğu hükme bağlandığı ve aile mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemelerinde davanın aile mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerektiği dikkate alındığında davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakılması
yerine asliye hukuk mahkemesi olarak yargılamaya devamla davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2015/10380, K. 2015/13934, 8 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama