KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2015/11905 E., 2016/8748 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Davacılar
- 1-...
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
2-...
İLGİLİ
... Vek.Av....
Dava dilekçesinde, vakıf senedinin tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm ilgili vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, dava konusu olan....’nın tescili istenilmiş, mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Anayasa’nın 33/7.maddesinde “Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da uygulanır.” hükmü yer almaktadır. 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 18/1. maddesinde de “Bu Kanunla ilgili olarak hukuk mahkemelerinde bakılacak davalarda basit yargılama usulü uygulanır” hükmü yer almaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nda vakıflarla ilgili yargılamalarda uygulanacak usule dair açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler dikkate alındığında vakıflarla ilgili yargılamalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 317. maddesinde; davalıya tebligat yapılması gerektiği, 320/1. maddesinde ise; “Mahkeme, mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir.” hükmü öngörülmüştür. Mahkemece, bu madde hükmü gözetilerek, dosya üzerinden karar verilmişse de, varılan sonucun maddenin yanlış yorumlanmasından kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki; anılan maddeye göre, duruşma yapmadan karar verilebilmesi için, hukuken bunun mümkün olması gerekir. Başka bir anlatımla, ancak hukukun cevaz verdiği hallerde duruşma açmadan dosya üzerinden karar verilebilir (Örneğin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları gibi) veya kanunun duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilmesinde hakime takdir hakkı tanındığı hallerde dosya üzerinden karar verilebilir (Örneğin İİK.nun 17-18. maddelerinde öngörülen şikayet davası gibi). Kanunun açıkça duruşma açılarak yargılama yapılmasını emrettiği hallerde dosya üzerinden karar verilemez.
Bilindiği üzere HMK.nun hukuki dinlenme hakkı başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir.
....
Hukuki dinlenme hakkının gereği olarak, taraflar duruşmaya çağrılmadan hüküm verilememesi, .... 36. maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına olanak tanınması ilkesinin doğal bir sonucudur. Aynı zamanda ....6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının da en önemli unsurudur.
Gerçekten savunma hakkını güvence altına alan ....’nın 36. maddesi ile 6100 sayılı HMK.nun 27. maddesinde açıkça belirtildiği üzere, mahkemece davalı taraf, dinlenmek ve savunması alınmak üzere kanuni şekillere uygun olarak davet edilmedikçe hüküm verilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, duruşma açılmak ve ...’nün dava konusu vakfın tescili konusunda görüşü alınmak suretiyle inceleme yapılması gerekirken, dosya üzerinden inceleme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2015/11905, K. 2016/8748, 31 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama