KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2015/19223 E., 2015/17299 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
239 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, vasi atanması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm ilgili kişi ... tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Vasi adayı ... dava dilekçesinde özetle; oğlu ...'ın 21.05.2014 tarihinde vefat ettiğini, torunu ...'a kendisinin baktığını belirterek torunu ...'a vasi olarak atanmasını istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 336/3. fıkrasında; velâyetin ana ve babadan birinin ölümü hâlinde sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa ait olacağı; 404/1. fıkrasında ise; velâyet altında bulunmayan her küçüğün vesayet altına alınacağı düzenlenmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; ... (Öyar) ile eşi ...'ın ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.02.2007 tarih 2006/73 esas 2007/9 karar sayılı ilamı ile boşandıkları, kararın temyiz edilmeksizin 06.05.2008 tarihinde kesinleştiği, çocuğun boşanma kararından sonra ve fakat kesinleşmesinden önce 05.03.2007 tarihinde evlilik birliği içerisinde doğduğu anlaşılmaktadır.
Vesayet hakkındaki hükümler kamu düzenine ilişkin olup, aslolan ergin olmayan çocukların velayet altında bulunmasıdır. Eşlerden birinin ölümü halinde velayet hakkı diğer eş tarafından kullanılır. Bu nedenle küçük ...'ın, annesi ...'in velayeti altında bulunduğundan vasi atanması koşulu gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde davanını kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2015/19223, K. 2015/17299, 26 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama