KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2015/22709 E., 2016/1156 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2016
- Mahkemesi
- ... Asliye (Aile) Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, davacı ile küçük arasındaki soybağının reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Davacıya davalının adresini bildirmesi için kesin süre verilmeden önce çocuk adına çıkan tebligatın gösterilen adreste annesi ...’a 07/01/2015 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir. Çocuk adına çıkartılan bu tebligat geçersiz ise de, bu adreste davalı anne tebligatı aldığına göre, davalının adresinin burası olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda davalının adresinin davacı tarafından bildirilmemiş olduğu kabul edilemez.
Davacı vekilinin 20/01/2015 tarihli oturumdaki beyanında da davalının adresinin “... Mah. ... Sok. No:3/6 .../...” olduğu ifade edilmiştir. O halde dava dilekçesindeki davalının adresine ilişkin noksanlığın tamamlandığı kabul edilmelidir. Bu durumda daha sonra adres bildirmeye ilişkin verilen kesin mehile dayanarak noksanlığın tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi,
2-Dava 28.06.2014 doğumlu ...’ın soybağının reddi istemine ilişkindir. Çocuk davada taraf olarak gösterilmiştir. Yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün menfaati dava nedeniyle çatıştığına göre Türk Medeni Kanununun 426/2. maddesi gereğince çocuğu davada temsil etmek, hak ve menfaatlerini korumak üzere kayyım tayin edilmesi için yetkili vesayet makamına ihbarda bulunulması, kayyım atandığı takdirde dava dilekçesinin kayyıma tebliği taraf teşkilinin bu şekilde sağlanması gerekirken ergin olmayan çocuğa dava dilekçesinin tebliği yoluna gidilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2015/22709, K. 2016/1156, 26 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama