KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2015/2956 E., 2015/16787 K.·Yargıtayilamı
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Bozüyük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 30/10/2014
- Numarası
- 2013/338-2014/548
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Dava dilekçesinde, nüfusta dedesi ve babaannesi üzerine tescil edilen L.. G..'in kaydının iptali ile gerçek anne ve babasının davacılar üzerine tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
A-Davacı A.. G.. temyizine yönelik yapılan incelemede:
Mahkeme kararı davacıya 26.11.2014 günü tebliğ edilmiş olup, temyiz dilekçesi 25.12.2014 günü temyiz defterine kaydedilmiştir. Bu durumda HUMK.nun 432. maddesi hükmünde öngörülen 15 günlük temyiz süresi geçmiş bulunduğundan 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas 1990/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca temyiz isteminin REDDİNE,
B-Davacı Müyesser Gençer temyizi yönünden ise;
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar dava dilekçesinde, kendilerinin öz çocuğu olmasına rağmen dedesi ve babaannesi üzerine kaydedilen L.. G..'in kaydının iptali ile davacılar nüfusuna tescilini istemişlerdir. Mahkemece, tanıkların tam doğrulayamadıkları, doğrulasalar bile kaydın istem gibi düzeltilmesi durumunda davacıların 17.01.1996 doğumlu oğulları Ferdi ile 06.05.1996 doğumlu Lale arasınada 5 aylık bir zaman farkı oluşacağı, Lale için aldırılan sağlık kurulu raporunda da Lale'nin kayıtlı doğum tarihinin yaşına uygun olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Nüfus kayıtlarındaki düzeltme istemine ilişkin davalarda, mahkemelerin hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunduğu gözetilerek, somut olayda mahkemece salt taraflar ve tanık beyanları ile yetinilmeyip bu iddia ile ilgili olarak DNA testi yaptırılıp alınacak rapor da gözetilerek davanın kanıtlanması durumunda kardeşlerin doğum tarihleri arasında 180 günden az zaman bulunmasının ayrı bir davaya konu olabileceği dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
./..
-2-
BAŞKAN ÜYE ÜYE ÜYE ÜYE
Karşılaştırıldı NK.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2015/2956, K. 2015/16787, 19 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama