KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2015/8877 E., 2016/4932 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, ... İli ... İlçesi ... Köyü 106 ve 28 (ifr.293) parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
Kamulaştırma Yasasının 11.maddesine göre, kamulaştırılan taşınmaz değerlendirme tarihinde arsa vasfında ise bu tarihten önce özel amacı olmayan emsal satışlar; taşınmaz arazi vasfında ise değerlendirme tarihindeki mevki ve şartlara göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınmak suretiyle bedelinin tespiti gerekir.
Dosyaya getirtilen ... nın 14.02.2013 tarihli yazısından, dava konusu taşınmazların 1/25000 ölçekli çevre düzeni planında "marjinal tarım alanları" olarak planlandığı, 02.07.2013 tarihli yazısında 106 ve 28 parsel sayılı taşınmaların plansız sahada kaldığı ... köy merkezine 2.6 km mesafede yer aldığı ve tarımsal amaçlı kullanıldığı, ...ne bağlı "Orman Köyü" statüsünde olup belediye hizmetlerinden faydalandığı, ...
Belediyesinin 17.05.2013 tarihle yazısında ise dava konusu taşınmazların yerleşim yerine 200 metre mesafede olduğu bildirilmiştir.
Bakanlar Kurulunun Yargıtayca da kısmen benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece meskun olduğu için veya meskun hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vd.) yararlanan ve meskun yerler arasında yer alması gerekir. Bu durumda; taşınmazın konumuna ilişkin yukarıda belirtilen hususlar çelişkileri ortadan kaldıracak şekilde ayrıntılı olarak tespit edilip sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2015/8877, K. 2016/4932, 23 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama