KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2015/9081 E., 2016/5642 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, soybağının reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm ... tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, küçük ...’ün davacının çocuğu olmadığı; birleşen davada ise küçük ...’ün davalı ...’ün çocuğu olmadığı ileri sürülerek soybağının reddine karar verilmesi istenilmiş, mahkemece küçük ... yönünden davanın kabulüne, küçük ... yönünden ise reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı ...’ün 18/06/2009 tarihinde davalı ... ile evlendiği ve bu evlilikten ...'ün 20.07.2009, ...’ün ise 21.04.2013 tarihlerinde doğdukları, davacının açmış olduğu davada küçük ....’ün kendi çocuğu olmadığı davalı ile fiili ayrılık döneminde dünyaya geldiği ve davalının küçük ....’i davacının nüfusuna tescil ettirdiği, küçük ...’e atanan kayyım tarafından açılan birleşen davada ise ...’ün davalı ...’un çocuğu olmadığı ileri sürülerek soybağının reddine karar verilmesinin talep edildiği, yaptırılan DNA incelemesi neticesinde küçük ...’ün davacı ...’ün çocuğu olduğu, küçük ...’ün ise davacının çocuğu olmadığının belirtildiği ve mahkemece küçük ... yönünden davanın reddine, küçük .... yönünden ise davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Mahkemece, asıl ve birleşen dava için davacıların her bir talebi hakkında ayrı ayrı hüküm kurulduğu halde harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hakkında da ayrı ayrı karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2015/9081, K. 2016/5642, 5 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama