KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2016/2810 E., 2016/5032 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 17. maddesi uyarınca, ... İli ... İlçesi ... Köyü 81 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili, dava konusu 81 parselin 15.03.1989 tarihinde kamulaştırılmasına karar verildiğini, kamulaştırma bedelinin bankaya bloke edildiğini ve usulüne uygun tebligat yapıldığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının Kamulaştırma Kanunu'nun 17. maddesi gereğince iptali ile davacı idare adına tescilini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre davalılar ... ve ... 13.05.2011 tarihli celsedeki beyanlarında dava konusu taşınmazın bir kısmının kamulaştırıldığını, kamulaştırılan bölüme ilişkin kamulaştırma bedelini aldıklarını imzalı beyanları ile kabul etmiş, davalılar ... ve ...'e ise kamulaştırma evrakları usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tamamı 2.300 m² olan taşınmazın 40 m² lik bölümü için kıymet takdir komisyonunca tespit edilen kamulaştırma bedeli de davalıların murisi tapu maliki ... adına kısıtlamasız olarak bloke edilmiştir. Buna göre adı geçen davalılar yönünden dava konusu taşınmazın 40 m² lik bölümüne ilişkin kamulaştırma işlemi kesinleştiğinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu kişiler yönünden de davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2016/2810, K. 2016/5032, 24 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama