KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2016/3794 E., 2016/4710 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 607 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlara müdahalenin men'i ile kâl'e karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporu karar vermeye yeterli değildir.
Dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazlara komşu taşınmazda şelale yapımı sırasında taşkın inşaat yapmak suretiyle el konulması nedeniyle müdahalenin önlenmesi ile kâl'e karar verilmesi istenilmiş; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu taşınmazlara kamulaştırmasız el konularak davalılardan ... ... tarafından şelale yapıldığı, diğer davalının da belediyenin bu işletmesinde kiracı olduğu anlaşılmaktadır.
Kamulaştırmasız el koyma davalarında; el koymanın önlenmesi talebi yanında eski hale iade veya kâl istemi bulunması durumunda, el konulan taşınmazların niteliği belirlenerek zemin değeri hesaplandıktan sonra bu değer eski hale getirme bedelinden veya kâl istenmesi halinde oluşacak zarardan az ise zemin bedelinin davacıya ödenmesine ve el koyulan bölümün tapusunun iptali ile niteliğine göre idare adına tescil veya terkinine karar verilmesi, zemin değerinin fazla çıkması halinde ise davalı idarenin taşınmaza el koymasının önlenmesine ve hesaplanan eski hale getirme bedelinin de davalı idareden tahsiline veya taşınmaz üzerindeki tesislerin kâl’ine karar verilmesi gerekir.
Dosyadaki bilirkişi raporuna göre taşınmazların zemin bedelinin 17.360 TL olarak belirlendiği, eski hale getirme bedeli ise belirlenmemiş olduğu görülmektedir. Zemin bedelini belirleyen bilirkişi raporu usulüne uygun değildir.
Öncelikle taşınmazların arazi olup olmadıkları tespit edilerek, arazi olduğunun anlaşılması halinde gelir metodu esas alınarak, arsa olduğunun belirlenmesi halinde ise dava tarihinden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle bedelinin hesaplanması gerekir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın m² değeri genel ve soyut ifadelerle belirlenmiş olması nedeniyle geçersiz olduğundan; yukarıda açıklanan esaslar dahilinde araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi yerine, eksik inceleme ile davanın kabulü doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2016/3794, K. 2016/4710, 21 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama