KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/16515 E., 2016/18577 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2016
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma
6831 sayılı Orman Kanunu’na muhalefet suçundan sanık ...’in, aynı Kanun’un 93/1, 93/2 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça konu A harfi ile gösterilen alanın müsaderesine, C harfi ile gösterilen evin müsaderesine yer olmadığına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, ...
Sulh Ceza Mahkemesinin 15/05/2014 tarihli ve 2013/404 esas, 2014/240 sayılı kararına itiraz üzerine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden söz konusu itirazın reddine ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin 10/11/2014 tarihli ve 2014/1430 değişik iş sayılı kararı aleyhine ...Bakanlığının 31/08/2015 gün ve 57242 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/09/2015 gün ve KYB.
2015-305299 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 09/02/2012 tarihli ve 2009/9362 esas, 2012/3220 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, hükmün müsadere ile ilgili kısmının dahi, açıklanması geri bırakılan sanık bakımından hukuki sonuç doğurmayan hükmün devamı niteliğinde olduğu,
bu itibarla açıklanması geri bırakılan hükmün dışında mütalaa edilemeyeceği, aynı zamanda Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/01/2013 tarih ve 2013/15 sayılı kararında da itiraz merciinin hem maddi olay hem de hukuki yönden inceleme yapabileceğine değinmesi karşısında merciince esastan inceleme yaparak itiraz konusunda karar vermesi gerekirken yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararının kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı yapılan itirazların itiraz merciince incelenmesi sırasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasında yer alan suça ve sanığa ilişkin objektif uygulama koşullarının var olup olmadığı ile sınırlı olarak değerlendirme yapılması gerekecektir.
Aksi halde, yani itiraz merciinin işin esası yönünden iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere göre inceleme yapıp yükletilen suçun sübut bulup bulmadığına ilişkin vereceği kararın CMK’nın 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olacağı gözetildiğinde itiraz mercii Yargıtay’dan daha geniş yetki kullanmış olacaktır.
Yine yerel mahkemelerce verilen kararların temyiz edilmesi halinde, Yargıtay tarafından temyiz incelemesi yapılarak verilecek hükme göre kararın kesinleşmesi mümkün iken, açıklanması geri bırakılan hükme yönelik itirazı inceleyen itiraz merciinin suçun sübut bulmadığı gerekçesiyle vereceği kesin nitelikteki beraat kararı temyiz denetiminden geçmeksizin kesinleşebilecektir ki bu hususun kabulü mümkün değildir.
5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 5. fıkrasında “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder” şeklindeki düzenlemeye göre, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.04.2009 gün ve 2009/64 Esas, 2009/83 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar, ancak hükmün hukuken varlık kazanması halinde olağan ve olağanüstü yasa yolları denetimine konu olabileceğinden, henüz hukuken varlık kazanmayan hükümdeki hukuka aykırılıkların, kanun yararına bozma yasa yoluyla denetlenmesi olanağı bulunmamaktadır.
5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca verilen "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ilişkin kararla birlikte verilen suça konu eşyanın iadesine dair kararın yasa yolu yönünden asıl hükme tabi bulunduğu, açıklanması geri bırakılan mahkumiyet hükmünün, hükmün açıklanması,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/16515, K. 2016/18577, 26 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama