KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/19534 E., 2017/10675 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Somut olayda sanığın iş yerinde yapılan arama sonucunda ele geçirilen katılanın hak sahibi olduğu eserlerin, CD/DVD formatında ve bandrolsüz oldukları, bu eserlerle ilgili olarak katılan meslek birliğinin şikayetçi olup, hak sahibi olduğunu ispatlaması ve davaya katılmasına karar verilmesi karşısında, sanığın bandrol yükümlülüğüne aykırılık teşkil eden eylemini aynı eserlerle ilgili olarak 5846 sayılı Kanun'un 71 inci maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde tanımlanan suçla birlikte işlediği halde 5846 sayılı Kanun'un 81/13. maddesi ile temel cezanın artırılmaması sebebiyle eksik ceza tayini,
Kabule göre,
1-5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK'nın 231/5. madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı Kanun'un 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.
Bu ilkeler çerçevesinde, her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi halinde zararın giderilebilmesi koşulundan bahsedilebileceği, somut olayda suçun işlenmesi ile ortaya çıkan ölçülebilir bir zarar bulunmadığı gibi, suç tarihi itibariyle sanığın adli sicil kaydı bulunmaması ve tutanak tarihinden iki ay sonra devraldığı kişiye tekrar devrederek pişmanlığını gösteren sanık hakkında zararın ödenmemiş olması gerekçesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-TCK'nın 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması,
3-Sanığa ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen 5846 sayılı Kanun’un 71/1. maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/19534, K. 2017/10675, 6 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama