KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/26900 E., 2018/1988 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2018
- Mahkemesi
- İcra Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Şikayet dilekçesinde tazminat yönünden talep bulunmadığından Tebliğnamedeki (2) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Şikayet konusu eylemin İİK’nın 355 ve devamı maddelerine yönelik olması ve İİK’nın 338. maddesinde düzenlenen suçu oluşturmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Şikayet dilekçesine İİK’nın 355 ve 356. maddelerine ilişkin talepte bulunulduğu halde bu talebe yönelik bir hüküm kurulmaması,
Kabule göre de;
1-Hükmün esasını oluşturan ve tefhimle geçerlilik kazanan kısa kararda sanık hakkında İİK’nın 337/a maddesinden mahkumiyet kararı verildiği halde gerekçeli kararda İİK’nın 338. maddesinden mahkumiyet kararı verilerek gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişki oluşturulması,
2-TCK’nın 50/2. maddesinde paraya çevirme zorunluluğuna ilişkin hüküm bulunmadığı halde, zorunluluk bulunduğu gerekçesi ile hapis cezasının para cezasına çevrilmesine karar verilmesi,
3- 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 338. maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi,
suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/26900, K. 2018/1988, 26 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama