KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2015/5359 E., 2017/9792 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kasten Yaralama, 6222 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: I- Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
14.04.2011 gün ve 27905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 23. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde “hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen 3.000 Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı istinaf yoluna başvurulamayacağı” şeklinde yapılan değişiklik ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen “bölge
adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamaz” şeklindeki geçici 2. maddesi göz önünde bulundurulduğunda, 14.04.2011 tarihinden sonra doğrudan hükmolunan 3.000 Türk Lirası dahil adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükmünün kesin nitelikte olduğu cihetle, sanığın temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK'nın 317.maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak, REDDİNE,
II- Sanık hakkında 6222 sayılı Kanuna aykırı davranma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelenmesine gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1- Kısa süreli hapis cezası TCK'nın 50/1-a maddesi uyarınca, seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevrilen sanık hakkındaki kesinleşmesiyle infazına başlanan spor müsabakalarını seyirden yasaklanma güvenlik tedbiri, cezanın infazı tamamlandıktan itibaren bir yıl geçmesiyle sona ermesine karşın, mahkemece bu yasağın adli para cezasının infazından sonra başlamasına karar verilmesi,
2- Sanık hakkındaki güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanma kararının bir sonucu olarak 6222 sayılı Kanun'un 18/10. maddesinde yazılı bulunan hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
3- Suç tarihi itibariyle sabıkası bulunmayan, hükmolunan cezası asgari hadden tayin olunan ve duruşmadaki davranışları olumlu görülerek takdiri indirim maddesi uygulanan sanığın, CMK'nın 231/6-b madde, fıkra ve bendi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda oluşan kanaate göre hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken gerekçe gösterilmeksizin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/5359, K. 2017/9792, 20 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama