KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2016/15700 E., 2017/2330 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2017
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Borçlunun ödeme şartını ihlâli suçundan sanıklar ... ve ...'ın, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmalarına dair Antalya 3. İcra Ceza Mahkemesinin 29/04/2016 tarihli ve 2015/1086 esas,
2016/392 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Antalya 4. İcra Ceza Mahkemesinin 09/06/2016 tarihli ve 2016/200 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 15/11/2016 gün ve 94660652-105-07-11482-2016 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/12/2016 gün ve KYB.2016-391734 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede.
Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 06/11/2015 tarihli taahhütnamede söz konusu taahhüt tarihi ile ödeme tarihi arasındaki faize ilişkin bir açıklama olmadığı, alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden ve taahhütnamede belirtilen 115.062,00 Türk lirasının fazlaya ilişkin kısmından feragat beyanının da yer almadığı,
sanık ...’ın taahhüt tutanağında imzasının olmadığının iddia edilmiş olması ve tutanakta tek borçlu imzası bulunması karşısında bu konuya ilişkin bir araştırma yapılmamış olması nedeniyle taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanıkların üzerlerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/15700, K. 2017/2330, 16 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama