KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2016/3239 E., 2020/6372 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Şikayetçi ... vekilinin dava konusu matemliler ile ilgili olarak 6 aylık kanuni şikayet süresi içerisinde hak sahibi olduğunu kanıtlayan belgeleri usulüne uygun şekilde ibraz etmediği (şikayetçinin hak sahibi olduğunu 13.03.2013 tarihinde öğrenmesine rağmen, dava konusu materyaller ile ilgili olarak 6 aylık kanuni şikayet süresi geçtikten sonra 08.11.2013 tarihinde hak sahibi olduğunu kanıtlayan belgeleri vekili aracılığıyla ibraz ettiği) gözetildiğinde, sanık hakkında 5846 sayılı Kanun'un 81/4. maddesi uyarınca hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması ve anılan meslek birliğinin davaya katılmasına karar verilip lehine vekalet ücretine hükmedilmesi.
Kabule göre de;
1- Hükmün gerekçe kısmında sanığın 5846 sayılı Kanun'un 81/4. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmesine rağmen, anılan Kanun'un 71/1. maddesi gereğince hüküm kurulması ile hüküm fıkrasında, hem cezanın alt sınırdan belirlendiği hem de teşdiden belirlendiği belirtilmek suretiyle çelişkiye neden olunması.
2- 5846 sayılı Kanun'un 71/1. maddesinde hapis cezası veya adli para cezası şeklinde seçimlik ceza öngörülmesine karşın, hapis cezası yanında adli para cezasına da hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayini.
3- 5237 sayılı TCK'nin 3/1. maddesindeki ''Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." düzenlemesi ile aynı Kanun’un 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer. suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup, sanığa ait iş yerinde.
30.01.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre, tamamı fotokopi suretiyle çoğaltılmış ürünlerin 10 adedinin spiralle ciltlenerek kitap vasfını aldığı, 21 adedinin ise sayfalar halinde dosya gömleğinde olduğu belirlenen 31 adet ürün ele geçirildiği anlaşılmakla, sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında fiili, eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde alt sınırdan uzaklaşarak teşdit uygulanmasını gerektirmediği halde, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde teşdiden hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
4- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de. 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/3239, K. 2020/6372, 11 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama