KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2016/4047 E., 2019/5086 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I- Ağaç kesme suçundan kurulan hükme yönelik incelemede
Kabule göre de;
Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen orman mühendisi bilirkişi raporuna göre kaçak olarak kesilen davaya konu orman emvalinin 2011 ve 2013 tarihlerinde kesildiği, sanığın iki ayrı kabahat işleme kastı ile eylemi gerçekleştirdiğinden eylemlerinin iki ayrı kabahati oluşturduğunun gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen orman mühendisi bilirkişi raporuna göre kaçak olarak kesilen emvallerinin pırnal meşesi olduğu ve sanığa yüklenen pırnal meşesi kesmek eylemlerinin 6831 sayılı Kanun’un 91/5. maddesi kapsamında olduğu ve 14.04.2011 tarih 27905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile 6831 sayılı Kanun’un 91/5. maddesinde yapılan değişiklik nazara alındığında bu suçun 5326 sayılı Kabahatler Kanunu gereğince kabahat nev’ine dönüşüp 2011 yılında kesilen emval yönünden suç tarihi ile karar tarihi arasında 5326 sayılı Kanun’un 20/2-c maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun gözetilmemesi,
II-İşgal ve faydalanma suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
5237 sayılı TCK’nun 50/3. maddesi gereği fiili işlediği tarihte 65 yaşını bitirmiş olan ve engel adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin kanuni zorunluluk olduğunun gözetilmemesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/4047, K. 2019/5086, 28 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama