KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2016/691 E., 2017/6716 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2017
- Mahkemesi
- İcra Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hükümler
- Beraat
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
6098 Sayılı TBK'nın 583. maddesinin birinci fıkrasında. "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısı ile belirtmesi şarttır" hükmüne yer verilmiştir.
İİK'nın 38. maddesinde ise, ilam mahiyetini haiz belgeler arasında sayılmış olan icra kefaleti, bu maddenin son fıkrasına göre müteselsil kefalet hükmündedir. Dolayısıyla Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesi hükmü icra kefaletleri için de geçerlik şartıdır.
Somut olayda, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğünden sonra 05/12/2012 tarihinde İstanbul 12. İcra Müdürlüğü’nün 2012/26101 Esas sayılı dosyası için Gaziosmanpaşa 4. İcra Müdürlüğü’nün 2012/2611 Talimat sayılı dosyası ile yapılan hacizde, sanıklardan ...’in dosya borcuna icra kefili olduğu belirtilmişse de haciz tutanağında sanığın sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini kendi el yazısı ile belirtmemiş olması karşısında geçerli olmayan icra kefaleti nedeniyle borçlu sıfatını kazanamayacağı ve hakkında İİK’nın 331/1. maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığından,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/691, K. 2017/6716, 12 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama