KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2016/7437 E., 2018/5431 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- İcra Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, 1)Gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçuna ilişkin kurulan hükme yönelik incelemede,
İİK'nın 89/4. maddesine göre "üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini tetkik merciince ispat ederek üçüncü şahsın 338/1. maddesi hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir.
Tetkik mercii, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder." hükmü karşısında, HGK'nın 11.05.2016 tarih ve 2014/12-1078 Esas, 2016/600 Karar sayılı ilamına göre; şirket ortağı, borçlu şirket bakımından üçüncü kişi sayılacağından, birinci haciz ihbarnamesinin sanığa tebliğ tarihi itibariyle icra dosyası borçlusunun 3. Şahıs konumunda olan sanıktan kesinleşmiş ve muaccel bir alacağı bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre hukuki durumunun takdiri yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
2)Tazminat istemine ilişkin olarak yapılan incelemede;
Şikayetçi vekilinin, 13.11.2013 havale tarihli şikayet dilekçesinde, İİK'nın 338. maddesi uyarınca cezalandırma isteği ile birlikte aynı Kanun'un 89/4. maddesi uyarınca tazminat isteminde bulunması karşısında, mahkemece, İİK'nın 89/4. maddesindeki “İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.” hükmü gözetilerek, şikayetçi vekilinin, İİK'nın 89/4. maddesi uyarınca tazminat talebi hakkında da hüküm kurulması gerekirken bu konuda hüküm kurulmaması,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/7437, K. 2018/5431, 2 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama