KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2016/9462 E., 2018/3095 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2018
- Mahkemesi
- İcra Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-İİK’nın 337/a maddesine aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik incelemede,
Şikayetçi vekilinin, 30.12.2013 havale tarihli şikayet dilekçesinde, sanığın İİK'nın 345/a maddesi uyarınca cezalandırılması isteği ile birlikte aynı Kanun'un 337/a maddesi uyarınca da cezalandırılmasını talep etmesi karşısında, mahkemece İİK'nın 333/a maddesi uyarınca da hüküm kurulması gerekirken bu konuda hüküm kurulmaması,
2-İİK’nın 345/A maddesine aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik incelemede,
İİK’nın 345/A maddesindeki suçun oluşabilmesi için, aynı Kanun'un 179. ve 6102 sayılı TTK’nın 376. maddesinde öngörülen koşullarda şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenmesini müteakip, şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği cihetle, öncelikle borçlu şirketin bağlı bulunduğu Vergi Dairesi Müdürlüğünden borçlu şirketin muhasebecisi öğrenilerek bu yerden, bunun mümkün olmadığı takdirde zabıta marifetiyle yaptırılacak araştırma suretiyle şirkete ait ticari defterlerin ve kayıtların temini yoluna gidildikten sonra,
borçlu şirket hakkındaki kesinleşmiş tüm icra takip dosyaları da tespit edilerek, bu takip dosyalarındaki alacak miktarları da şirketin pasifine eklendikten sonra ticari defterler, kayıtlar ve banka hesapları üzerinde karşılaştırmalı olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmasını müteakip,şikayet tarihi itibariyle şirketin iflasının istenmesi şartlarının oluşup oluşmadığı saptanıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken bilirkişi raporu alınmadan eksik kovuşturmayla yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 75. maddesinin birinci fıkrası uyarınca uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adli para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçlar ön ödemeye tabi olup, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 345/A maddesinde öngörülen suçun cezasının üst sınırı üç ay hapis cezası olduğundan ve suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında bulunmadığı gözetilerek ,sanık hakkında önödeme ihtaratında bulunulup sonucuna göre durumun tayini gerekirken anılan ihtarat yapılmadan yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/9462, K. 2018/3095, 20 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama