Karar Özeti
19. Ceza Dairesi 2017/1388 E. , 2018/10672 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜMLER : Beraat Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin redd
Karar Detayı
19. Ceza Dairesi 2017/1388 E. , 2018/10672 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜMLER : Beraat Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- İİK’nın 337/a maddesine aykırılık suçundan kurulan hükümlere yönelik incelemede, a) Ticareti terk eden tacir açısından; muhatapların haklarını korumaya yönelik olarak İİK’nın 44. maddesi ile, ticareti terk eden bir tacire; 15 gün içerisinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret sicilin memurluğuna bildirme ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunma, Ticaret Sicili Memurluğunca ticaret sicili ilanlarının yayınlandığı gazete’de ve alacaklıların bulunduğu yerlerde de mutad ve münasip vasıtalarla ilan etme ve ilan masraflarını da ödeme yükümlülükleri yüklenmiş, bu yükümlülüklere aykırı davranmanın yaptırımı ise İİK’nın 337/a maddesinde düzenlenmiş olup, takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; 1- İİK’nın 44. maddesine göre mal beyanında bulunulmaması, 2- Mal beyanında mevcudun eksik gösterilmiş olması, 3- Aktifte yer alan malın veya yerine kaim olan değerin haciz veya iflas sırasında gösterilmemesi, 4- Mal beyanından sonra, beyan edilen bu mallar üzerinde tasarruf edilmesi” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının zarar görmesi ve borçlunun tacir olması gibi...) gerçekleşmesi halinde oluşacağı konusunda gerek uygulamada gerek öğretide herhangi bir duraksamanın mevcut olmaması ve somut uyuşmazlıkta bu eylemden dolayı şikayetçinin zarar gördüğünün dosya içeriğinden anlaşılması karşısında; öncelikle borçlu ticaret şirketinin kayıtlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğünden 2013 ve 2014 yıllarına ait tüm vergi beyanname örnekleri getirtilerek incelenip, borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı bulunan ve savunmada belirtilen ... Sok. No:... .../Çankaya adresinde zabıta araştırması yaptırılarak delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle ticaretin terk edilip edilmediği ve terk edildiyse terk tarihi belirlenip sanıkların belirlenen tarih itibariyle borçlu şirketin yetkili temsilcisi olup olmadıkları ile şikayetin süresinde olup olmadığı tespit edilerek hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, b) Zincirleme suçta suçların çokluğu söz konusu olduğundan TCK'nın 43/2 maddesinde düzenlenen aynı nev'iden fikri içtimadan söz edebilmek için öncelikle birden fazla bağımsız suçun, Kanun'da belirtilen istisnai durumlarda bir araya gelmesi zorunludur. Ticareti usulüne aykırı terk suçu aynı ticari işletme için bir kez işlenebilen bir suçtur. Zira aynı ticari işletmeyi Kanun'da belirtilen yükümlülüklere riayet etmeksizin birden fazla terk etmek mümkün değildir. Burada mağdur sayısının fazlalığı temel cezanın tayini sırasında dikkate alınsa dahi, aynı nev'iden fikri içtima hükümlerinin uygulanmasına olanak bulunmamaktadır. Temyiz davasına konu eylem nedeniyle, Ankara 8. İcra Ceza Mahkemesi 03/10/2013 tarih ve 2012/298 Esas ve 2013/263 Karar sayılı kararıyla aynı sanıklar hakkında verilen beraat hükmünün, Dairemizce 2015/20526 Esas sayılı dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonucu 31/10/2017 tarihinde anılan hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla, mümkünse anılan dosyalar birleştirilerek her iki dava dosyasının aynı ticari işletmeyle ilgili olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edildikten sonra aynı ticari işletmeyle ilgili eylemlerin tek suç oluşturacağı, önceki hüküm kesinleşmişse sonradan açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilerek buna göre hüküm kurulması zorunluluğu, 2- İİK’nın 345/a maddesine aykırılık suçundan kurulan hükümlere yönelik incelemede, İİK’nın 345/a maddesindeki suçun oluşabilmesi için, aynı Kanun’un 179 ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 376. (6762 sayılı TTK’nın 324.) maddesinde öngörülen koşullarda şikayet tarihi itibariyle şirketin aktif ve pasif durumu belirlenerek, sonucuna göre şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği cihetle, öncelikle borçlu şirkete ait ticari defterler, kayıtlar ve banka hesapları üzerinde defterlerde gösterilmeyen kesinleşmiş icra takip dosyalarının borçları da pasife dahil edilecek ve defterlerdeki kaydi olarak gösterilen malvarlıklarının mevcut bulunup bulunmadığı da araştırılacak şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, şartları oluştuysa ilk kez hangi tarihte borçlu sermaye şirketinin iflasının istenmesi gerektiği tespit edilip bu tarih itibariyle sanıkların, yetki durumu ve şikayetin süresinde olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre hukuki durumlarının takdiri gerekirken, şikayet tarihi olan 25/08/2014 tarihi yerine 31/12/2014 tarihi itibarıyla mevcut durumu sadece 2013 ve 2014 yıllarına ait defterleri esas alarak tespit eden yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde beraat kararı verilmesi Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 22/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.