Karar Özeti
19. Ceza Dairesi 2017/2932 E. , 2017/5445 K. "İçtihat Metni" Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak şekilde ilaç yapma veya satma suçundan sanık ... hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 193/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’
Karar Detayı
19. Ceza Dairesi 2017/2932 E. , 2017/5445 K. "İçtihat Metni" Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak şekilde ilaç yapma veya satma suçundan sanık ... hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 193/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bakırköy 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 17/12/2013 tarihli ve 2013/1078 esas, 2013/1848 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24/01/2014 tarihli ve 2014/280 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığı'nın 16/07/2014 gün ve 49009 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03/09/2014 gün ve KYB.2014-279387 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, sanığa ait işyerinde yapılan arama neticesinde elkonulan ve 02/08/2012 tarihli yazı ve ekindeki tutanak ile İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’ne yediemin olarak teslim edilen eşyaların müsadere edilmesi talep edildiği hâlde, mahkemesince adli emanette kayıtlı eşya bulunmadığından müsadere konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de; 5237 sayılı Kanun’un 54/1. maddesinde “İyi niyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlâk açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir" hükmünün yer aldığı ve söz konusu madde uyarınca müsadere konusunda karar verilmesi gerektiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun müsadere ilişkin 256. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında, “(1) Müsadere kararı verilmesi gereken hâllerde, kamu davası açılmamış veya kamu davası açılmış olup da esasla beraber bir karar verilmemişse; karar verilmesi için, Cumhuriyet savcısı veya katılan, davayı görmeye yetkili mahkemeye başvurabilir. (2) Kamu davası açılmış olup da iade edilmesi gereken eşya veya malvarlığı değerleri ile ilgili olarak esasla birlikte bir karar verilmemiş olması durumunda, mahkemece re'sen veya ilgililerin istemi üzerine bunların iadesine karar verilir.”aynı Kanun'un 257. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında yer alan; “(1) 256'ncı maddeye göre verilmesi gereken kararlar, duruşmalı olarak verilir. (2) Müsadere veya iade olunacak eşya veya diğer malvarlığı değerleri üzerinde hakkı olan kimseler de duruşmaya çağrılır. Bu kişiler, sanığın sahip olduğu hakları kullanabilirler.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, sanık müdafiinin iadesini talep ettiği bahse konu ilaçların müsaderesi ya da iadesi hususunda karar verilmesi gerektiği cihetle, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24/01/2014 tarihli ve 2014/280 değişik iş sayılı kararının CMK'nın 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 07/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.