KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2018/3353 E., 2018/7770 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2018
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık ...'in, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin... 1. İcra Ceza Mahkemesinin 27/04/2016 tarihli ve 2016/209 Esas, 2016/803 Karar sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 08/05/2018 gün ve 94660652-105-07-5895- 2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/05/2018 gün ve KYB.2018/40476 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 17/12/2015 tarihinde alınan taahhütnamede son ödeme tarihi olan 30/12/2016 tarihine kadar işleyecek faiz olarak 5.029,04 Türk Lirası belirtilmiş ise de,
takip tarihinden taahhüt tarihine kadar işlemiş faiz açıkça belirtilmediği gibi takip öncesi alacak kalemleri de açıkça belirtilmeyip yalnızca "takip çıkışı" şeklinde takip öncesi kalemlerin bir bütün olarak 19.239,04 Türk Lirası olarak belirtildiği, bu durumda icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş faiz konusunda herhangi bir açıklık olmadığı,
işlemiş faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2018/3353, K. 2018/7770, 27 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama