KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2019/14231 E., 2020/14067 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5607 sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-5237 sayılı TCK'nin 44. maddesinde yer alan “işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır” düzenlemesi gereğince sanık hakkında aynı anda ele geçen kaçak eşyalar yönünden TCK'nin 44. maddesi gereği 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca tek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
a-Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklinde düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği,
yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
b-Suça konu gümrük kaçağı akaryakıt ve çayın miktarı itibarıyla aracın ağırlıklı bölümünü oluşturduğunun ve ele geçen kaçak eşyanın tür ve miktarı dikkate alınarak dava konusu eşyanın taşınması için araç kullanılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması, UYAP üzerinde yapılan araştırmada, suça konu aracın sanık tarafından 04.12.2013 tarihinde kaçakçılık suçunda kullanıldığı nazara alınarak aracın suça tahsis edildiğinin belirlenmesi karşısında nakil vasıtasının müsaderesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c-Uyap ortamında yapılan araştırmada, sanık hakkında temyiz davasına konu olan (aynı) suçtan açılan kamu davalarının tespit edilmesi karşısında;
Yerel mahkemece; UYAP kayıtları taranarak, sanık hakkında aynı suçtan değişik zamanlarda açılmış başka ceza davası dosyalarının bulunup bulunmadığı da tespit edilip hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilerek TCK'nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmadan eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,
d-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/14231, K. 2020/14067, 5 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama