KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2019/16397 E., 2019/7439 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
1-Gümrük kaçakçılığı suçlarında korunan hukuki yarar; Devletin egemenlik hakkının bir kısmı olarak ortaya çıkan kendi milli sınırları dahilindeki her türlü eşya giriş ve çıkışını kontrol etme ve düzenleme yetkisidir. Anılan fiiller ile devletin söz edilen egemenlik hakkının ihlali ile birlikte vergilendirme hakkı ve mali yararlarının da ihlal edildiği kuşkusuzdur. Verginin ise devletin kamu hizmetlerini finanse etmek için toplumu oluşturan kişilerden zorunlu olarak alınan ekonomik değerler olduğu nazara alındığında gümrük kaçakçılığı suçlarının vergi kaybına sebep olması sonucu, kamu hizmetlerinin finansmanında güçlükler doğacağı muhakkaktır. Bu itibarla, gümrük kaçakçılığı suçlarının mağdurunun da devletin yürüttüğü kamu hizmetlerinden yararlanan bireylerden oluşan toplum olduğu cihetle;
UYAP ortamında yapılan araştırmada sanık hakkında 25.03.2013 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/1067 Esas sayılı dava dosyasında verilen mahkumiyet hükmünün temyiz edilerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/18283 tebliğname numarasına kaydedilmiş olduğunun anlaşılması karşısında;
Anılan dava ile iş bu dava birleştirilerek suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek sureti ile sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK’nun 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
2- Suç tarihi itibariyla sanığın eylemine uyan 5607 sayılı Kanun'un 6455 sayılı Kanun'la değişik 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sanık hakkında TCK’nun 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmişse de; sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas kabul edilen Doğubeyazıt 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/89 Esas, 2007/501 Karar sayılı ilamının elektrik hırsızlığı suçundan TCK’nun 142/1-f maddesine göre hükmolunan hapis cezasına ilişkin olması ve 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 82. maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılarak TCK'nun 163/3. maddesinde yeniden düzenlenmesi ve anılan Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrasında;
elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyeti bulunan kişinin anılan Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde zararı tamamen tazmin etmesi halinde verilen cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılacağının hükme bağlanmış olması karşısında, adli sicil kaydındaki ilamla ilgili olarak uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonuca göre sanık Cuma Aloş hakkında TCK'nun 58. maddesi bakımından değerlendirme yapılması gerekliliği,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/16397, K. 2019/7439, 17 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama