KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2019/17486 E., 2019/13762 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak,
Gümrük kaçakçılığı suçlarında korunan hukuki yarar. Devletin egemenlik hakkının bir kısmı olarak ortaya çıkan kendi milli sınırları dahilindeki her türlü eşya giriş ve çıkışını kontrol etme ve düzenleme yetkisidir. Anılan fiiller ile devletin söz edilen egemenlik hakkının ihlali ile birlikte devletin vergilendirme hakkı ve mali yararlarını da ihlal ettiği kuşkusuzdur.
Verginin ise devletin kamu hizmetlerini finanse etmek için toplumu oluşturan kişilerden zorunlu olarak alınan ekonomik değerler olduğu nazara alındığında gümrük kaçakçılığı suçlarının vergi kaybına sebep olması sonucu, kamu hizmetlerinin finansmanında güçlükler doğuracağı muhakkaktır. Bu itibarla, gümrük kaçakçılığı suçlarının mağdurunun da devletin yürüttüğü kamu hizmetlerinden yararlanan bireylerden oluşan toplum olduğu cihetle;
UYAP ortamında yapılan araştırmada, sanık ... hakkında 15/05/2013 ve 20/07/2013 tarihlerinde işlediği aynı suçlar nedeniyle açılan kamu davaları üzerine, Sarız Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 2013/51 (E) ve 2015/47 (K) ile Ordu 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 2013/518 (E) ve 2014/352 (K) sayılı; sanık ... hakkında 15/05/2013 ve 20/07/2013 tarihlerinde işlediği aynı suçlar nedeniyle açılan kamu davaları üzerine, Fatsa Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 2014/93 (E) ve 2014/332 (K) ile Ordu 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 2013/518 (E) ve 2014/352 (K) sayılı hükümlerin Dairemizce incelenerek aynı gün bozulmasına karar verilmesi karşısında;
Anılan davalar ile iş bu dava birleştirilerek, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek sureti ile sanıkların bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1- Sanıkların birlikte işledikleri fiilden dolayı eylemlerinin toplu kaçakçılık olarak değerlendirilip buna göre hükmolunan cezada 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi gereğince artırım yapılmaması,
2- Açılan davanın niteliğine göre, suçtan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı olmayan TAPDK lehine hukuki dayanağı da bulunmadığı halde duruşmaya katılmadığı gerekçesiyle dilekçe yazım ücreti takdir edilmesi,
3- Suç tarihi itibarıyla kamu davasına katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresine, 31/01/2014 tarihinde duruşma gününü bildirir davetiye usulünce tebliğ edildiği halde, usulüne uygun dilekçe ile katılma talebinde bulunulup müdahil sıfatı almadığı gözetilmeden, müşteki Gümrük İdaresi lehine dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi,
4- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/17486, K. 2019/13762, 5 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama