KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2019/24798 E., 2019/11290 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hükümler
- Beraat, Mahkumiyet
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen suçtan zarar gören Gümrük İdaresinin gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla 5271 sayılı CMK'nin 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede,
1- Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi’nin duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle CMK'nin 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
2- Gümrük kaçakçılığı suçlarında korunan hukuki yarar. Devletin egemenlik hakkının bir kısmı olarak ortaya çıkan kendi milli sınırları dahilindeki her türlü eşya giriş ve çıkışını kontrol etme ve düzenleme yetkisidir. Anılan fiiller ile devletin söz edilen egemenlik hakkının ihlali ile birlikte devletin vergilendirme hakkı ve mali yararlarını da ihlal ettiği kuşkusuzdur.
Verginin ise devletin kamu hizmetlerini finanse etmek için toplumu oluşturan kişilerden zorunlu olarak alınan ekonomik değerler olduğu nazara alındığında gümrük kaçakçılığı suçlarının vergi kaybına sebep olması sonucu, kamu hizmetlerinin finansmanında güçlükler doğuracağı muhakkaktır. Bu itibarla, gümrük kaçakçılığı suçlarının mağdurunun da devletin yürüttüğü kamu hizmetlerinden yararlanan bireylerden oluşan toplum olduğu cihetle;
UYAP ortamında yapılan araştırmada, sanık ... hakkında; 18/01/2013 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine, Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/1187 Esas sayılı dava dosyasının Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2016/1082 Esas sayısında kayıtlı olduğunun anlaşılması karşısında,
Anılan dosyanın akıbeti araştırılarak mümkünse birleştirilmesi, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek sureti ile sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/24798, K. 2019/11290, 16 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama