KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2019/30702 E., 2019/11096 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- 4708 Sayılı Kanuna Aykırılık, Mühür Bozma
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: 1) Mühür bozma suçuna ilişkin olarak;
14.04.2011 gün ve 27905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde “hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen 3.000 Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı istinaf yoluna başvurulamayacağı” şeklinde yapılan değişiklik ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen “bölge
adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamaz” şeklindeki geçici 2. maddesi göz önünde bulundurulduğunda, 14.04.2011 tarihinden sonra doğrudan hükmolunan 3.000 Türk Lirası dahil adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri kesin nitelikte olduğu cihetle, sanığın temyiz talebinin, tebliğnameye uygun olarak, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) 4708 sayılı Kanuna aykırılık suçuna ilişkin olarak;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa isnat edilen suçun tarihi ve cezasının üst haddine göre davanın sanığın lehine olan 765 sayılı (Mülga) TCK'nin 102/1-4. ve 104/3. maddelerinde öngörülen 5 yıllık asli, 7 yıl 6 aylık kesintili zamanaşımı süresine tabi bulunması, suç tarihi olan 07/05/2004 tarihinden karar tarihi olan 21/10/2014 tarihine kadar 7 yıl 6 aylık uzatılmış zamanaşımı süresinin geçmiş olduğunun anlaşılması karşısında, davanın zamanaşımının dolması nedeniyle düşmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/30702, K. 2019/11096, 11 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama