KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2019/33318 E., 2020/9329 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- 1219 Sayılı Kanuna Aykırılık, Dolandırıcılık
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
I-İl Sağlık Müdürlüğü vekilinin temyiz talebine ilişkin olarak;
Açılan kamu davasının niteliğine göre; 1219 sayılı Kanun'un 41. maddesinde öngörülen suçla korunan hukuki yararın kamu sağlığı, suçun mağdurunun ise toplumu oluşturan bütün bireyler olduğu, davaya katılma hak ve yetkileri Kanunda açıkça yazılı olmayan ve suçtan doğrudan zarar görmeyen İl ve İlçe Sağlık Müdürlüğü veya Diş Tabipleri Odası gibi tüzel kişi kurumların davaya katılma ve hükmü temyize yetkileri bulunmadığı, ...’nün de mahkemece kanuna aykırı gerekçeyle kamu davasına kabulünün, şikayetçiye bu niteliği ve dolayısıyla kanun yoluna başvurma hak ve yetkisi kazandırmayacağından, şikayetçinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II- 1219 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından kurulan hükme ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
1- Mahkemece suçtan doğrudan zarar görmediği için davaya katılma hakkı bulunmayan ...’nün davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
2- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E. , 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafinin temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükümden TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp, yerine ''24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak,
TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına," ibaresi yazılmak ve vekalet ücretine ilişkin kısmın hükümden çıkartılması suretiyle başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye kısmen uygun olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Dolandırıcılık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde ise
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın diş hekimi olmadığı halde yalnızca gerçek ismini değiştirip Mehmet Kaya adını kullanarak kart bastırmaktan ibaret eylemininin denetim imkanını ortadan kaldıracak nitelikte hile sayılamayacağı, eylemin tek başına 1219 sayılı Kanuna aykırılık oluşturacağı ancak bu hususun TCK’nın 61. maddesi uyarınca cezanın tayininde göz önünde bulundurulacağı gözetilmeyerek dolandırıcılık suçundan da sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/33318, K. 2020/9329, 1 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama